Babacan: Vergi affı yok

0
271

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ”Herkes hükümeti, yürütmeyi eleştirirken ve bu eleştiri doğal karşılanırken hükümetin de icabında yargıyı, sivil toplum kuruluşlarını eleştirmesi doğal karşılanmalı” dedi.

Babacan, katıldığı bir televizyon programında, 12 Eylülde yapılacak referandumun ekonomiye etkileri ve gündeme ilişkin konuları değerlendirdi.

Ali Babacan, Türkiye’nin uyguladığı serbest kur rejimiyle ilgili bir soru üzerine, hükümet olarak serbest kur rejiminden dönmelerinin söz konusu olamayacağını söyledi. Babacan, serbest kur rejiminden sabit kur rejimine geçmenin, kur ile ilgili taahhütlere girmenin Türkiye’yi 2001 yılında olduğu gibi bir felakete sürükleyeceğini ifade etti. Serbest kur rejiminin, dışarıdan ya da içeriden gelebilecek ekonomik ya da ekonomik olmayan ne kadar şok varsa bu şokları absorbe eden önemli bir mekanizma olduğunu kaydeden Babacan, ”Bizim temel önceliğimiz kur değil istikrardır. Bundan bir dönüş olmaz” diye konuştu.

Babacan, Türkiye güçlendikçe, istikrar arttıkça Türk lirasının güçleneceğini, bunun kaçınılmaz olduğunu kaydetti.

”TOBB ve TÜSİAD gibi kuruluşlara referandumda ne gibi mesajlarınız olabilir” sözleri üzerine Babacan, şöyle konuştu:

”Ekonomi açısından olumlu sonuç verecek bir şeye ‘ben kararsızım’ demek biraz çelişki oluşturuyor. Bu işin bir yönü. Daha çelişkili bir yönü ise Türkiye, AB’ye aday bir ülke. Bu kuruluşlar AB konusunda taraflar, AB’ye ‘evet’ diyorlar. Peki bu anayasa bizi AB’ye yakınlaştırıyor mu uzaklaştırıyor mu? Bu paket AB kriterlerini yerine getirmemiz konusunda bizi ileriye mi geriye mi götürüyor? Bunun cevabı çok açık. Biz bu paketi açıkladığımızın ertesi günü AB Komisyonu, ‘Bu paket Türkiye’nin AB sürecine katkıda bulanacak bir pakettir’ diye açıklama yaptı. AB için bu paket önemliyken bizim AB’ye ‘evet’ diyenlerin bu pakete ‘Havet’ demek, ben tereddütlüyüm, tarafsızım demek tutarlı olmuyor.”

Babacan, bu konuda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, ”bitaraf olan bertaraf olur” şeklindeki sözlerinin tehdit olarak değil, eleştiri olarak algılanması gerektiğini söyledi.

Hükümetin de bir eleştiri hakkının olması gerektiğini, her eleştirinin bir baskı, bir tehdit olarak görülmesinin yanlış olduğunu vurgulayan Babacan, ”Herkes hükümeti, yürütmeyi eleştirirken ve bu eleştiri doğal karşılanırken hükümetin de icabında yargıyı, sivil toplum kuruluşlarını eleştirmesi doğal karşılanmalı. Herkes hükümeti eleştirmekte serbest ama hükümet kimse hakkında bir şey söylememeli, bunlar çok tutarlı değil. Madem ifade özgürlüğü diyoruz, madem düşünce özgürlüğü diyoruz hükümetimizin de ifade özgürlüğü, düşünce özgürlüğü olmalı. Ama bunu tehdit unsuru olarak görmemek lazım” dedi.

ET FİYATLARI

Babacan, et fiyatları konusunda bir soru üzerine de Türkiye’nin yapısal olarak hayvancılıkla ilgili maliyetlerin yüksek olduğu bir ülke olduğunu dile getirdi.

Et fiyatlarının düşürülmesi konusunda ilgili bakanlıklarla toplantılar yaptıklarını anlatan Babacan, ithalat kapılarını açıp ticareti serbestleştirmeleri durumunda bir çok canlı hayvanın ve etin Türkiye’ye getirileceğini, böylece fiyatların düşeceğini ancak Türkiye’de de hayvancılığın biteceğini söyledi.

Bu noktaya gitmesini arzu etmediklerini ifade eden Babacan, ”Yaptığımız şu, ölçülü bir miktarda ölçülü bir süre ithalat kapısını açık tutup, et fiyatlarının belli bir noktanın üzerine geçmesini önlemeye çalışmaya çalışıyoruz. Karkas etin kilosu, 12, 13, 14 lira olursa makul gibi olacak. Ama bunun üzerine çıktığında da o zaman ithalat kapısını daha da açıp et fiyatlarını kontrol altına almamız gerekiyor. Et fiyatlarını makul ölçüde tutacağız” diye konuştu.

OTOMOTİV SEKTÖRÜ

Otomotivde nasıl bir strateji izleneceği yönündeki soruyu yanıtlarken de Babacan, temiz enerji kullanan otomobillerin üretilmesi ve satılmasının özendirilmesi konusunda bir çalışma başlattıklarını anımsattı.

Otomobillerde çevreyi kirletme ve karbon salınımıyla ilgili bir vergi düzenlemesinin yapılmasının önemine işaret eden Babacan, bunu yeni bir vergi geliyor diye düşünmemek gerektiğini söyledi.

Bakan Babacan, vergi affı konusunda da kurumlar arasında bir problem olmadığını belirterek, ”Burada işin özü şu: Bir af yok, kimsenin borcu silinmiyor. Faizlerde düşürme var, taksitlerde de kolaylık var. Burada yapılan sadece borcun yeniden yapılandırılması” dedi.

CEVAP VER