Coğrafi İşaretleme Tescili

0
237

Baklavanın Rum tatlısı olarak tanı­tılması ve Türk lokumunun "Rumlar Türk lokumunu aldı" şeklinde yer alan haberlerin ardından Türk Patent Enstitüsü resmi bir açıkla­ma yapma gereği duymuş ve "Kıbrıs Rum Kesimi tarafından AB nezdinde yürütülen coğrafi işaret tescil işlemleri başvurusu, Rum Lokumu veya Lokum şeklinde değil, Geroskipou Lokumu şeklinde yapılmıştır. Türk Loku­mu, Turkish Delight veya Lokum iba­relerinin kullanılmasının AB sınırların­da yasaklanması mümkün değildir…" şeklinde konuya açıklık getirmişti.

Her seferinde Türkiye’nin geleneksel ürünleri olarak bilinen ve dünyanın da böyle tanıdığı ürünlerde alınan veya alınma girişiminde bulunulan "coğrafi işaret tescili" sonrası ilgili kesimler aya­ğa kalkıyor. Gerekli açıklamalar yapılıyor, ortalık sakinleşiyor. Bir sonraki olaya kadar… Aslında yapılması gereken çok da zor değil. Ma­dem ki bu geleneksel veya yöresel ürün olarak bilinen ürün­lerin hakkı korun­mak isteniyor o za­man yapılması gere­kenin adı ve yolu belli. Yapılması gere­ken öncelikle "coğrafi işaret tescili"ni almak. Yolu ise Türk Patent Enstitüsü’ne başvurmak. Tabii bunun içinde de birkaç ayrı yöntem var. Uygulaması da öyle çok zor değil.

Avantaj Sağlıyor
"Eğer geleneksel, yöresel ürünleri korumak ve bunu kullanım hakkını belgelendirmek istiyorsanız ’coğrafi işaretleme tescili’ni almak zorundası­nız" diyor Destek Patent Ofisi Yönetim Kurulu Üyesi ve Marka Patent Vekili Hasan Demirkıran.

Coğrafi İşaretleme Sistemi’nin Türki­ye’de henüz çok bilinen bir kavram ol­madığını söyleyen Demirkıran bunun avantajlarını ve izlenmesi gereken yolu şöyle açıklıyor: "Coğrafi işaretler de bir markadır. Bu markaların hem pazarla­ma açısından, hem de fikri mülkiyet açısından yönetilmesi gerekir. Dünya­da bunun en güzel örneği Bordeux şa­rapları ve şampanyadır. Bunlar ürün değil, markadır. Bu kapsamda Türkiye’deki özel ürünler ve üretim usulleri hem bölgeleri tanıtmak, hem geliştir­mek ve ek gelir elde etmek için, önce coğrafi işaret olarak tescil ettirmek, sonrada pazarlamak gerekir. Batı’da şa­rapçılık sektöründe başlayan ve zamanla tüm tatların özgün tariflerini de­netim altına alan sistem, hem tüketici­yi hem de üreticiyi koruyor.

Türkiye’nin AB’ye giriş sürecinde uyum ya­saları içinde görüşülürken gündeme gelen “coğrafi işaretleme"nin hangi du­rumlarda geçerli olduğu, getireceği rekabet avantajı gibi özellikleri var. Coğ­rafi işaretleme sisteminde dünyada, is­mi, yapılış biçimi, üretildiği bölgenin sınırlan dahi tescil edilmiş, koruma al­tına alınmış pek çok ürün bulunuyor. Parmesan peyniri, Rokfor, Bordo şara­bı vs. O yerlerin üreticileri, önce ürün­lerin kendi sınırlan dışındakilerden daha farklı olduğunu bilimsel yöntem­lere tespit ettirmişler. Ardından sıra özellikleri yaratan bölge sınırlarının nereden geçtiğini belirlemeye geliyor. Sonra bu ürüne özelliğini kazandıran üretim şekli bütün ayrıntılarıyla sap ta­nıyor ve kural haline getiriliyor. Yapı­lacak son işlem de artık o ürünün tes­cil edilmesi." AB içindeki ürünlere ar­tık coğrafi standartlar getirildiği bili­nen bir gerçek. Türk Patent Enstitüsü yetkilileri de Türkiye’de Türk lokumu, Safranbolu lokumu için üretici, kamu ve tüzel kişilikleri AB nezdinde başvu­ru yaparak tescil edilmesi için başvuru­da bulunulabileceğini belirtiyor.

Nasıl başvurulur?
Tüm yöresel imalatçıların, ürünlerini önce Türkiye’de ve sonra da AB nezdin­de veya ticaret yaptığı ülkede tescil ettir­mesi gerekiyor. Türkiye’de coğrafi işaret belgesi Türk Patent Enstitüsü’nden alı­nıyor. Direkt enstitüye başvuruda bulunulabileceği gibi, danışman ofisler ve vekiller aracılığıyla da başvuruda bulunulabiliyor. Geleneksel veya yöresel ürünler için coğrafi işaret tescili yaptırmak için eğer vekiller aracılığıyla başvu­ruda bulunulacaksa bunun standart ürünler için ücretinin 2 bin YTL’den başladığını söyleyen Hasan Demirkı­ran’ın tavsiyesi, sahip &c
cedil;ıkılması gereken ürünün olduğu yöre halkı veya ticaret odası vasıtasıyla tescil başvurusunda bu­lunulması. Yurtdışında ürünün coğrafi işaret tescilini almak için ise hangi ülke­den korunmak isteniyorsa o ülkenin "patent enstitüsü"ne başvurmak gereki­yor. Türkiye’de tescil edilen coğrafi işaretler sadece Türkiye sınırlan içinde geçerli oluyor. Paris Sözleşmesi’ne göre, koruma istenilen her ülkede, o ülke­nin patent enstitüsüne baş­vuruda bulunulması gereki­yor. Türkiye’de yurtdışında geçerli olan tescil işlemlerin­de daha çok Madrit Protoko­lü çerçevesinde tescil işlemleri gerçekleştiriliyor. 

Kaynak: TekBorsa Dergisi

CEVAP VER