Denizcilikte vergi önerileri

0
258

TBMM Başkanlığı’na verilen kanun teklifi ülkemizde yıllardır devam eden motorlu taşıtlar vergisi adaletsizliğini en azından deniz araçları bakımından düzeltme amacı taşımaktadır. Bununla birlikte teklif şimdiden problemler yaratmaya başladı. Konuyu yatlara vergi affı olarak görenler değişikliğe karşı çıkarken yabancı bayrak yerine Türk bayrağını olsun diyenler de çalışmayı desteklemekteler. Aslında konunun farklı boyutları var. 30 Mayıs 2008 tarihli yazımızda belirttiğimiz üzere konu ile ilgili açıklamalarımıza devam ediyoruz.

Bir kere daha üzerinde durarak vurgulamak gerekmektedir ki tekne ve yat aynı şey değildir. Bu nedenle konuya sadece yatlar açısından bakmak hatadır. Bu hata daha önceki düzenlemelerde de yapılmıştı. Bunu düzeltmek gerekir. İkinci husus uygulanan vergi sisteminin adaletsiz olmasıdır. Yüksek vergiler nedeniyle Türk bayrağından kaçış yaşanmaktadır. Bununla birlikte yat sahipleri yüksek vergi versin zihniyeti son derece yanlıştır. Bunun iki sebebi vardır. Bir tanesi bu vergi sadece yatlardan alınmamaktadır. Son derece mütevazı şartlarda denizcilik yapanlar da bulunmaktadır. Ayrıca motorlu taşıtlar vergisinin kapsamı dikkate alındığında bu yaklaşımdaki hata daha net anlaşılacaktır. İkinci sebep yatlardan alınmış olsa bile uygulan vergilerin adaletsiz olmasıdır. Verginin ölçüsü ise kullanılan vasıtanın niteliği olmamalıdır. Bu konuda dünya uygulamaları dikkate alındığında neden bizim vergi sistemimizin adaletsiz ve kullanılan kriterler bakımından anayasaya aykırı olduğu çok rahat görülebilecektir.

Bir grup kullanıcı yabancı bayrağı tercih etmektedir. Bu rakam oldukça da yüksektir. Türk bayrağını tercih edip yüksek ve adil olmayan vergileri ödeyenler ise bu durumu kabul edememektedirler. Burada konunun duygusal boyutları bir tarafa vergi boyutu kişilerin farklın tercihlerde bulunmasına yol açmaktadır. Bugün yabancı ülkelerde vergi sebebiyle şirket kuranlar da aynı durumdadır. Bu nedenle önce vergi sistemini düzeltip sonra tercihleri değerlendirmek daha doğru olacaktır.

Denizcilikle uğraşanlar bakımından özel deniz araçlarının MTV dışına çıkarılması ve kayıt harcı alınması olumlu bulunmakla birlikte alınması düşünülen harçların yüksekliği ve özellikle de her yıl alınacak olması son derece olumsuz kabul edilmektedir. Bu harçların miktarları metinde:

5 metreden 9 metreye kadar gemi, deniz ve iç su araçlarından 200 YTL, 

9 metreden 12 metreye kadar gemi, deniz ve iç su araçlarından 400 YTL,

12 metreden 20 metreye kadar gemi, deniz ve iç su araçlarından 800 YTL,

20 metreden 30 metreye kadar gemi, deniz ve iç su araçlarından 1.600 YTL,

30 metreden büyük olan gemi, deniz ve iç su araçlarından 3.200 YTL olarak belirlenmiştir.

Boyları 5 metrenin altında olan teknelerin kayıtdışında bırakılmasının bazı olumsuz sonuçları muhakkak olacaktır. Konuya özellikle kaçak üretim noktasından bakmakta fayda vardır. Bu nedenle yabancı teknelerin Türk bayrağına geçirilmesi ve harca tabi tutulmasında diğer ülke uygulamaları dikkate alınarak rekabetçi bir rakam belirlenmesi de bir başka önemli noktadır.

Hazırlanan metin bakımından öngörülen ÖTV ve KDV muafiyeti gibi düşünceler hukuken son derece sakıncalı ve problem yaratıcı niteliktedir. Bu konunun tekrar gözden geçirilmesinde fayda vardır. Ayrıca, Türk vatandaşlarının 1.1.2008 tarihinden sonra satın aldıkları ve alacakları CE belgeli ikinci el teknelerin de vergisiz ithaline izin verilmesi düşüncesi sürmektedir.

Bu son derece önemli konudaki teklifle ilgili olarak şimdiden bazı yeni öneriler getirilmesi gerekmektedir. Bu haliyle önemli bazı hukuki problemler yaratabilecek olan teklif hukuk boyutunun yeniden düzenlenmesi ile faydalı hale gelebilir. Böylece yıllardır problem oluşturan yabancı bayrak konusu ve vergi adaletsizliği de çözümlenebilir. Yılardır bu konuda çalışan Amatör Denizcilik Federasyonu’nun son derece önemli tecrübelerinden yararlanmak faydalı olacaktır.

CEVAP VER