Ortaklardan Alacaklar-Ortaklara Borçlar Hesabı

e-Posta Yazdır PDF

>>> www.isimsoyisim.com.tr ya da www.firmaadi.com alan adı ve 5 mail adresi 60 TL. Hemen Satın Almak İçin Tıklayınız. <<<

ORTAKLARDAN ALACAKLAR-ORTAKLARA BORÇLAR HESABI

1- Genel Açıklama

Öteden beri “Ortaklar Cari Hesabı” adı altında kullanılan bu hesap tekdüzen hesap planı ile “131 Ortaklardan Alacaklar”, “331 Ortaklara Borçlar” olarak yeniden düzenlenmiştir.

131 ORTAKLARDAN ALACAKLAR” hesabı, işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan) Ortaklardan alacaklı bulunduğu tutarların izlendiği hesaptır. Hesabın işleyişi ise, alacağın doğması halinde hesaba borç, tahsili halinde de alacak kaydedilmesi şeklinde olur. Ancak bir yıldan fazla vadeli alacaklar “231 Ortaklardan Alacaklar” hesabında izlenecektir.

331 ORTAKLARA BORÇLAR” hesabı, işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla, ortaklara (ferdi işletmelerde işletme sahibine) borçlu bulunduğu tutarların izlendiği hesaptır. Hesabın işleyişi ise, borcun doğması halinde hesaba alacak, ödenmesi halinde de hesaba borç kaydedilmesi şeklinde olur. Ancak bir yıldan fazla vadeli borçlar “431 Ortaklara Borçlar” hesabında izlenecektir.

İnşaat firmalarında özellikle “Ortaklardan Alacaklar” hesabı sıkça kullanılmaktadır.

Bilindiği gibi, yıllara yaygın inşaat ve onarma işlerinde, işin devam ettiği yıllar süresince kar-zarar beyan edilmemekte, bunun için işin bitimi beklenmektedir. İşin 6-7 yıl sürmesi durumunda da, değişen bir şey yoktur. 6-7 yıl kar zarar beyan edilmez, dolayısıyla ortaklara kar dağıtımı da yapılamaz. Kar dağıtımı yapılmadığı gibi ortaklara, ileride dağıtılacak kara mahsuben bir ödeme yapılması da mümkün değildir.

Oysa, yıllara yaygın inşaat işleriyle uğraşanların, işin devam ettiği yıllar süresince, giderlerini ve bazı önemli harcamalarını karşılamaları için “para”ya ihtiyaçları vardır. İşte bu gibi ihtiyaçların olduğu durumlarda ortakların firmadan çektikleri paralar, defter kayıtlarında, “Ortaklardan Alacaklar” hesabında izlenir.

İnşaat firmalarında, “Ortaklardan Alacaklar” hesabının kullanılmasının bir diğer nedeni de “Belgesiz Ödemeler” ile ilgilidir. Örneğin; ihaleden çekilmelerini sağlamak amacıyla diğer müteahhitlere yapılan ödemeler, inşaatta çalışan işçilerin (genellikle) asgari ücret ya da asgari ücrete yakın bir ücretle çalışıyor gösterilmeleri nedeniyle, gerçek ücretleri ile kaydi ücretleri arasındaki fark, yine işçilerin vergi ve SSK primi ödemeye yanaşmamaları nedeniyle işverence (müteahhitçe) ödenen işçilere ait vergi ve SSK primleri, vergi mükellefi olmayan taşeronlara açıktan yapılan ödemeler, inşaat işinin gereği olarak yapılan diğer bazı zorunlu ödemeler (!), kayıtlarda gösterilemediği için ortaklarca işletmeden çekilmiş tutarlar olarak gözükür.

Ortaklarca işletmeden çekilen paralar, Gelir Vergisi mükellefi olanlar yönünden ciddi bir sorun teşkil etmemektedir. Gelir Vergisi Kanunu’muzda, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 17. maddesinde yer alan “Örtülü Kazanç Dağıtımı” ([1]) hükmünün benzeri bir düzenleme yer almamaktadır. Bu nedenle, ortakların inşaat firmasından para çekmelerinde, (özellikli bir kaç durum dışında) ciddi bir sorun ortaya çıkmamaktadır. Örneğin, bankadan kredi kullanan ve bunun karşılığında belli bir faiz ödeyen şahıs ortaklığı şeklindeki inşaat firmasının, bu parayı ortaklarına borç olarak vermesi halinde, bankaya ödediği faiz, gider olarak kabul edilmez. Böyle bir durumun geriye doğru yapılan bir inceleme ile ortaya çıkarılması halinde, söz konusu faize isabet eden gelir vergisi, vergi cezası ve gecikme faizi ile birlikte, ilgili firmadan aranır ([2]).

Kurumlar vergisi mükellefi olan inşaat firmalarında ise, ortaklarca şirketten çekilen tutarlar “Ortaklardan Alacaklar” hesabına kaydedilmekte ancak, önemli tutarlara ulaşması ve uzun süreli olarak ortaklardan alacak olarak gözükmesi halinde, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 17/3. maddesi uyarınca, “Örtülü Kazanç” hükümleri yönünden şirket adına hem kurumlar vergisi, hem de KDV açısından, “vergi ziyaı” cezası da hesaplanmak suretiyle işlem yapılabilmektedir. Örtülü kazanç uygulaması, ortaklarca işletmeye uzun süreli ve yüksek tutarlarda borç para verildiği durumlarda da söz konusu olabilmektedir.

İnşaat şirketi ortağının, bir başka şirket olması ve ortak olan şirketin, inşaat şirketine, “emsaline göre” düşük ya da yüksek faizle, borç para vermesi halinde, örtülü kazançtan söz edilmektedir ([3]). Borç verme olayında, “sıfır faizle” borç verilmesi de, “düşük faizle borç verme” olarak nitelendirilmektedir.

Gerçek kişi ortağın, inşaat şirketine “faizsiz olarak” borç para vermesi olayında ise, örtülü kazanç uygulaması yönünden, vergi incelemesi sırasında, olayın üzerinde durulmamaktadır.

Aslında bu konuda yapılabilecek en anlamlı uygulama, “özel bir vergileme sistemi” uygulanan yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerinde “örtülü kazanç” uygulaması yönünden de özel bir düzenlemeye yer verilmesi ya da en azından ortaklara ileride dağıtılacak kar payına mahsuben (belirli ölçü ve esaslar gözönünde bulundurularak) ödeme yapılmasına olanak sağlanmasıdır. Böylesine bir düzenleme, halk arasında “naylon fatura” olarak adlandırılan faturalarında alınmasını belirli bir ölçüde ortadan kaldıracaktır.

Uygulamada, işletmeden çekilen, başka bir anlatımla ortaklara borç verilen paralar yönünden üç ayrı durumla karşılaşılmaktadır.

Bunların birincisi, verilen paraların “Ortaklardan Alacaklar” hesabında gösterilmesidir ki genelde yaygın olan uygulama da budur. Ancak, yukarıda da belirtildiği gibi, olayın KVK’nın 17/3. maddesi hükümleri karşısında “Örtülü Kazanç Dağıtımı” olarak nitelendirilmesi ve bu hükümlere göre, cezalı vergi tarhiyatı yapılması riski vardır.

İkincisi, ortakların çektiği paraların (ki aslında bu genellikle ortaklarca çekilen paralar olmayıp yukarıda belirtilen belgesiz ödemelerdir), kasada gözükmesidir. Burada da kasada zamana bağlı olarak milyarlara ulaşan nakit paraların gözükmesi riski vardır. Özellikle bankadan borç para alındığı durumlarda, buradaki çelişki net olarak ortaya çıkmaktadır. Kaldı ki, enflasyonun yüksek olduğu, bankaların ve Devlet Tahvili-Hazine Bonosu gibi menkul kıymetlerin faiz getirisinin çok yüksek oranlarda ifade edildiği ve kasadaki milyarlar yönünden hırsızlık-çalınma gibi risklerin bulunduğu gözönüne alındığında, bu uygulamanın aksaklıkları ortaya çıkar ve kasadaki yüksek tutarların, aslında ortaklarca çekilmiş olduğu kabul edilerek, yine örtülü kazanç hükümleri uygulanabilir.

Üçüncüsü ise, gerçek dışı faturalarla bu ödemelerin kapatılmasıdır ki, en tehlikeli olanı da budur. Olayın naylon fatura boyutunda saptanması halinde, hem cezalı vergi tarhiyatı yapılmakta, hem de VUK’un 359/b-1. maddesine göre 18 aydan 3 yıla kadar hapis cezası uygulanabilmektedir.

Yukarıdaki açıklamalardan da fark edildiği gibi, bu konuda, yıllara yaygın inşaat ve onarma işleriyle uğraşanlar yönünden, özel bir düzenleme yapılmasında yarar vardır.

2- Hesabın İşleyişi

ÖRNEK

Ortak (B)’ye, 5.000.-YTL borç para verilmiştir (Ödeme nakit olarak yapılmıştır).

Bu durumda, aşağıdaki gibi bir kayıt yapılacaktır.

–––––––––––––––––––––  /  ––––––––––––––––––––

131 ORTAKLARDAN ALACAKLAR                       5.000.-

131.02 Ortak (B)                       5.000.-

100 KASA                                                                5.000.-

100.01 Merkez Kasa       5.000.-

Ortak (B) ye borç olarak verilen para

–––––––––––––––––––––  /  ––––––––––––––––––––

Şahıs firması ya da ortaklığı şeklindeki inşaat firmalarında, “Ka-nunen Kabul Edilmeyen Giderler” şeklindeki ödemelerin, doğrudan, “Ortaklardan Alacaklar” hesabına kaydedilmesi de mümkündür.

Gelir Vergisi Kanunu’nun 41. maddesinde açıklanan, “Gider Kabul Edilmeyen Ödemeler” ayrı bir hesapta izlenmiyorsa, bu tür ödemeler “Ortaklardan Alacaklar” hesabına borç olarak kaydedilir. Kitabımızın “Gider Kabul Edilmeyen Ödemeler”ile ilgili kısmında da açıklandığı gibi, eğer bu ödemeler, gider kabul edilmeyen ödemelerin ilişkin olduğu hesapta izleniyorsa hesabın borç kalanı, dönem sonunda müteahhidin cari hesabına aktarılır. İnşaat işlerinin ortaklık şeklinde yapılması durumunda ise, her ortak için ayrı ayrı yardımcı hesap açılır ve kanunen kabul edilmeyen giderler ortakların işletmedeki hisseleri oranında bu hesaplara borç kaydedilir. Veya ortaklardan alacaklar hesabı adı altında bir hesap açılır ve her ortağın hesabı da ayrıca izlenir. Örneğin, ortak (A) ve (B) bir spor kulübüne birlikte Vakıflar Bankası çeki vermek suretiyle 15.000.-YTL bağışta bulunmuşlardır.

Bu işlemin muhasebeleştirilmesi, aşağıdaki şekilde olacaktır.

–––––––––––––––––––––  /  ––––––––––––––––––––

131 ORTAKLARDAN ALACAKLAR                     15.000.-

131.01 Ortak (A)                       7.500.-

131.02 Ortak (B)                       7.500.-

102 BANKALAR                                                    15.000.-

102.01 Tic. Mevd. Hes. 15.000.-

102.01.03 Vakıflar B.   15.000.-

............ Spor Kulübüne yapılan bağışın karşılığı olarak verilen çek

–––––––––––––––––––––  /  ––––––––––––––––––––

Aşağıda, “Ortaklar Cari Hesabı”nın izlendiği, “Ortaklardan Alacaklar” ve “Ortaklara Borçlar” hesabının işleyişi ile ilgili Örnekler verilmiştir.

ÖRNEK

2 Ortaktan oluşan Kanatlar İnşaat firmasında, Ortak (A) ve (B) %50’şer hisseye sahip şekilde Gelir Vergisi mükellefidirler. Bunların yıl içindeki işlemleri aşağıdaki gibidir.

a) 15.01.2006 tarihinde, Ortak (B) kişisel gereksinimi için kasadan 1.000.-YTL almıştır.

b) 18.02.2006 tarihinde, Vergi Dairesince tebliğ olunan 7.500.-YTL’lik özel usulsüzlük cezası, VUK’un 376. maddesi talep edilerek, aynı gün ödenmiştir.

c) İnşa edilen apartmanın 140 m2 net alanlı 4 No.lu dairesi, Ortak (A) tarafından 20.02.2006 tarihinde kendi üzerine kaydettirmiştir. Konutun emsal bedeli 140.000.-YTL’dir.

d) 25.02.2006 tarihinde, firmanın ödemelerindeki sıkışıklık nedeniyle Ortak (B)’den 8.000.-YTL borç para alınmıştır.

Yukarıdaki işlemlere ilişkin yevmiye kayıtları aşağıdaki gibi olacaktır.

–––––––––––––––––– 15.01.2006 –––––––––––––––

131 ORTAKLARDAN ALACAKLAR                       1.000.-

131.02 Ortak (B)                       1.000.-

100 KASA                                                                1.000.-

100.01 Merkez              1.000.-

Ortak (B)’nin borç olarak çektiği para

–––––––––––––––––– 18.02.2006 ––––––––––––––––

689 DİĞ. OLA.DIŞI GİD. VE ZAR.                       7.500.-

689.01 Vergi Cezaları              7.500.-

100 KASA                                                                7.500.-

100.01 Merkez Kasa       7.500.-

–––––––––––––––––––––  /  ––––––––––––––––––––

940 KANUNEN KABUL

        EDİLMEYEN GİDERLER                                7.500.-

940.01 Vergi Cezaları              7.500.-

941 KANUNEN KABUL

        EDİLMEYEN GİDERLER                                  7.500.-

941.01 Vergi Cezaları      7.500.-

–––––––––––––––––– 20.02.2006 –––––––––––––––

220 ALICILAR                                                  141.400.-

220.01 Ortak (A)                  141.400.-

600 YURT İÇİ SATIŞLAR                                    140.000-

600.02 (4) No.lu Daire 140.000.-

391 HESAPLANAN KDV                                         1.400.-

391.01 Mal ve Hzm. Tesl.

             İlişk. KDV                   

391.01.01 %1 Hesaplanan KDV

Ortak (A)’nın kendi üzerine kaydettirdiği (4) No.lu dairenin,emsal bedeli ile kaydı

––––––––––––––––––– 25.02.2006–––––––––––––––

100 KASA                                                              8.000.-

100.01 Merkez Kasa                 8.000.-

331 ORTAKLARA BORÇLAR                                   8.000.-

331.02 Ortak (B)           8.000.-

Ortak (B)’den borç olarak alınan para

–––––––––––––––––––––  /  ––––––––––––––––––––



[1]           Bu konuda geniş bilgi ve ayrıntılı açıklama için Bkz. Şükrü KIZILOT, Kurumlar Vergisi Kanunu ve Uygulaması, Ankara, 2000.

[2]           Şükrü KIZILOT, “İnşaat İşlerinde Ortaklardan Alacaklar-I”, Hürses, 22 Eylül 1999 s. 7

[3]           Yargının bu konudaki yaklaşımı, olayda vergi ziyaının bulunup bulunmadığının tespiti  yönündedir. Danıştay’ın emsal nitelikteki çok sayıda kararına göre, “Vergi oranları borç veren ve borç alan  şirketlerde aynı olduğuna göre, bir tarafta nemalandırılmayan gelir, bir başka tarafta, yani şirkette nemalandırılmış olmaktadır.” Bu konuda ayrıca Bkz. Şükrü KIZILOT, “Örtülü Kazançta Vergi Kaybının Somut Biçimde Ortaya Konması Gerektiği”, Yaklaşım, Yıl: 4, Sayı: 47, Kasım 1996; Şükrü KIZILOT, Türk Vergi Hukukunda Örtülü Kazanç ve Örtülü Sermaye, Yaklaşım Yayınları, Ankara 2002.

 


>>> Muhasebecilere Özel İnternet Sitesi 250 TL + KDV . Örnek Siteleri Görmek Ve Hemen Satın Almak İçin Tıklayınız<<<

comments

 

İlginizi Çekebilir

Bu yazı 19670. kez sizin tarafınızdan okunuyor.