Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 97.988
DOLAR 6,2933
EURO 7,3945
ALTIN 242,83

İNTERNETTEN SATIŞTA KAYIT211 defa okundu

kategorisinde, 20 Ağu 2008 - 09:51 tarihinde yayınlandı

SORU: İnternet aracılığı ila bazı ürünlerin satışını yapıyoruz. Belli bir toplam tutar üzerinde alışveriş yapanlara bazı ürünleri bedelsiz promosyon olarak veriyoruz. Bu şekilde vermiş olduğumuz ürün bedellerini kayıtlarımıza gider olarak intikal ettirebilir miyiz? (K.Kurtal)

YANIT: Gelir Vergisi Yasası’nın 40/1.maddesi uyarınca "ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler" safi kazancın tespiti sırasında indirim konusu yapılmaktadır. Dolayısıyla satışın artırılması için yapılan bu tür promosyonlu kampanyalar nedeniyle yapılan harcamaları giderleştirmek mümkündür.
Buna göre firmanızın internet aracılığı ile yapmakta olduğu promosyonlu satışlar nedeniyle müşterinize bedelsiz vermiş olduğunuz malların alış bedellerini gider olarak kayıtlarınıza intikal ettirmenizde vergi hukuku açısından herhangi bir sorun yoktur.
Ancak bu gibi hallerde bazı satıcılar müşterilerinden gönderme ücreti veyahut da değişik adlar altında belli ve düşük bir bedel talep etmektedirler. Bu gibi talepler sonucunda alınan bedellerin kayıtlara intikal ettirilmesi gerekmektedir. (V. Seviğ)

YARGI KARARLARINDA HACZEDİLEMEYECEK MALLAR

Danıştay 4.Dairesi E.2002/2783 K.2003/3273 T.17.12.2003
Davacı, kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla haczedilen taşınmazının satışa çıkarılması işleminin iptali istemiyle dava açmıştır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Hakkında Kanunun "Haczedilemeyecek Mallar" başlıklı 70/11. maddesinde, borçlunun haline münasip evinin haczedilemeyeceği, ancak evinin değeri fazla ise bedelinden haline münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılabileceği hükme bağlanmış olup, davacının vadesinde ödenmeyen muhtelif vergi borçlarına karşılık …. adresindeki gayrimenkulünü taksitlendirme talebi nedeniyle teminat olarak gösterdiği, vergi borçlarını ödemediğinin anlaşılması üzerine teminata konu gayrimenkule haciz konularak satış işlemine başlandığı, ancak davacının konut olarak kullandığı gayrimenkulü dışında haczi kabil başka bir taşınmazının bulunmadığının anlaşıldığı olayda; davacının haline münasip evinden başka bir gayrimenkulünün bulunmaması sebebiyle, satış işlemi 6183 sayılı Yasanın 70/11 maddesi aykırı olduğundan işlemin iptali gerekmektedir.

Danıştay 11. Dairesi E.1999/1496 K.2000/2172 T.18.5.2000
Davacı kurumun 1997 yılına ait vergi borçlarını vadesinde ödememesi üzerine tahsili amacıyla Ziraat Bankası nezdindeki hesabına haciz işlemi uygulanmışsa da; 6183 sayılı Yasanın 70/1. maddesinde, Devlet malları ile hususi kanunlarda haczi caiz olmadığı gösterilen malların haczedilemeyeceği, 3234 sayılı Orman Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 33.maddesinde de, Genel Müdürlüğün katma ve döner sermayeli bütçeleri ile diğer kanuni ve kazai yollardan temin edilmiş bütün taşınır ve taşınmaz mal varlığı ve kıymetleri ile idarede mevcut orman emvalinin Devlet malı hükmünde olduğundan haczedilemeyeceği ve kamulaştırılamayacağı hükme bağlanmış olup, bu hükümler uyarınca Orman Genel Müdürlüğü (..) Orman İşletme Müdürlüğüne ait malların devlet malı niteliğinde olması nedeniyle haczi mümkün olmadığından, vergi dairesinin davacı işletmenin bankadaki hesabına haciz konulmasında hukuka uyarlık olmayıp, haciz işleminin iptali gereki
r.

Danıştay 4.Dairesi E.1995/2800 K.1995/3596 T.20.9.1995
İlgili yıllara ait muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla tebliğ edilen ödeme emirlerine karşın ödemede bulunulmaması üzerine davacının iş yerindeki bir kısım menkul malları haczedilmişse de; Davacının iş yerinde haczedilen malların 6183 sayılı Yasanın 70.maddesinde belirtilen, borçlunun şahsı ve mesleği için gerekli eşya niteliğinde olması nedeniyle haczi mümkün olmadığından, haciz işleminin iptali gerekmektedir.

ÖZELGELERDE
1. İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 27.12.2006 tarih ve 3991 sayılı özelgesi;
"Fatura, satılan emtia veya yapılan hizmet karşılığında müşteriye verilen belge olup, Türkçe düzenlenmesi gerekir. Bedelin döviz cinsinden belirlenmesi halinde, faturada o günkü döviz alış günü esas alınmak suretiyle Türk Lirası karşılığının da yazılması gerekir. Bu durumda ayrıca kur farkı oluşması halinde kur farkının da faturada gösterilmesi veya ayrı fatura düzenlenmesi gerekir."

2. İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 3.7.2007 tarih ve 1880 sayılı özelgesi;
"Kırtasiye malzemeleri satışı yapan firmanın, faturaya konu satılan ürün çeşidinin çok fazla olması diğer bir anlatımla faturada bulunan satır sayısından fazla olması halinde, faturanın ekinde, her bir sayfasında faturaya ait bilgilerin bulunması, sayfa numaralarının birbirini takip etmesi ve ayrıca her sayfanın şirket tarafından kaşelenmesi şartı ile liste halinde düzenlenmesinde bir sakıncası yoktur. Bu arada, düzenlenen faturada ekindeki liste sayısının belirtilmesi de gerektiği tabiidir."

3. Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 9.1.2007 tarih ve 6 sayılı özelgesi;
"Adi ortaklıktaki hisse devirlerinin katma değer vergisi karşısındaki durumu ile ilgili açıklamalar içeren 25 seri no’lu KDVK Genel Tebliği düzenlemeleri gereğince, ortaklığın sona ermesi sonucunu doğurmayan ortaklık hisselerinin devrinde fatura düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır."

4. Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 12.1.2005 tarih ve 32 sayılı özelgesi;
"Sıcak ve soğuk içecek otomasyon makinelerinden yapılan satışlar sırasında bu makineler üzerindeki bilgilerin değiştirilemez, silinemez olması ve dışarıdan bir müdahalenin yapılamaması halinde, gün sonunda makineden alınan rapora dayanılarak ‘muhtelif müşteriler’ ibareli toplu bir fatura düzenlenmesi mümkündür."

5. Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 31.1.2007 tarih ve 5893 sayılı özelgesi;
"VUK’un 231/5. maddesinde, faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği ve bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Ancak bu hüküm VUK’un 3. maddesinde yer alan "vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır" hükmü ile birlikte değerlendirildiği vakit; anılan Kanunun 231/5 inci maddesinde yer alan düzenlemenin süresinden sonra düzenlenen faturaya kesilecek ceza bakımından (VUK 353/1 inci madde) önem arzettiği görülecektir. Dolayısıyla süresinde düzenlenmeyen faturada belirtilen işlemin geçersiz sayılması yine VUK’un 3. maddesiyle çelişmektedir. Bu itibarla, faturanın düzenlenmesi, ödemeye değil "mal teslimi" veya "hizmet ifasına" bağlandığından sağlık hizmetlerini karşılamak üzere sözleşme yapılan şirkete verilen sağlık hizmetlerine ilişkin faturanın ödemeye bağlı olmaksızın yedi gün içerisinde düzenlenmesi gerekmektedir. Süresi içerisinde düzenlenmeyen faturalar için VUK’un 353/1. maddesi uygulanacak ve bu faturalar vergi kanunları bakımından ispat edici bir vesika olarak değerlendirilecektir."

Son Dakika Olmasaydı, Bir Çok İş Yapılmazdı.
M. S. Tarilor
 

Veysi Seviğ – Bumin Doğrusöz
Haber Editörü : Tüm Yazıları
YORUM YAZ