İşçiye 'babalık izni' verilmesi gerekir mi?

0
210

      İş kanununda evlilikte 3 gün, ölümde 3 gün ve babalık halinde de 3 gün olan izinlerin işveren tarafından verilmesi zorunlu mudur? İşçinin hakkı mıdır? Fuat Önal

 4857 sayılı İş Kanunu’nun 55. maddesinde, evlenmelerde üç güne kadar, ana veya babanın, eşin, kardeş veya çocukların ölümünde üç güne kadar verilmesi gereken izin sürelerinin yıllık iznin hesabında çalışılmış gibi sayılacağı belirtilmiş, ancak ‘karısı doğum yapan erkek işçiye’ doğum izni verilmesine ilişkin bir hüküm getirilmemiştir.

İş Kanunu kapsamında çalışan işçilerin evlenmelerinde üç güne kadar, ana veya babalarının, eşlerinin, kardeş veya çocuklarının ölümünde üç güne kadar verilecek izinlerin ücretli veya ücretsiz izin olarak kullandırılması tamamen işverenin takdirindedir.

Yani, işverenler bu sayılan izinlerin ücretli izin olarak kullandırılması için zorlanamayacaktır. Mazeret izinleri sadece işçiye haklı bir nedeni bulunmasından ötürü, izin verilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu mazeret izinleri yıllık ücretli izin hesabında çalışılmış gibi değerlendirilmelidir.

Ancak, şüphesiz işveren tarafından işçinin evlenmesinde üç güne kadar, ana veya babalarının, eşlerinin, kardeş veya çocuklarının ölümünde üç güne kadar verilecek izinlerin ücretinin işçiye ödenmesi (mazeret izninin ücretli izin sayılması) mümkündür. İşverenin bu izinleri ücretli izin olarak kabul edip işlem yapması da mümkündür. Bu, hem sosyal adaletin bir gereği, hem de iş barışının ve işçinin motivasyonunun sağlanması açısından önemlidir.

Babaların doğum izni yok

Bir çok ülkede, babalara da doğum izni kullandırılmasına yönelik düzenlemeler yapılırken, maalesef iş kanunlarımızda bu yönde herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Yaklaşık 5 yıl önce yürürlüğe giren yeni iş kanunumuzun bir çok çağdaş hükmü olmasına rağmen, ‘karısı doğum yapan erkek işçiye’ doğum izni verilmesine ilişkin bir hüküm getirilmemesi önemli bir eleştiri konusudur. Diğer mazeret hallerinde olduğu gibi, babalara da doğum izni verilmesine ilişkin bir yasa değişikliği yapılmalıdır.

Bu bakan alkışlanır

Hangimiz sıkıntı çekmedik ki, çekilen araçlardan. Hastanız vardır, ilaç almak için 1-2 dakika yol kenarına bıraktığınız araç döndüğünüzde yerinde yoktur.

Hırsız mı çaldı, yoksa trafik vakfı mı çekti diye araştırırken esnafın tarif ettiği otoparklara yönelirsiniz. Hasta ilaç beklerken siz aracınızın derdine düşmüşsünüzdür.

Bir de otoparklarda külhanbeyleriyle muhatap olur, can sıkıntısından bütün gün hiçbir iş yapamazsınız.

İçişleri Bakanı sayın Beşir Atalay, uzun bir süreden çok sayıda kişiyi mağdur eden, hem araçların fahiş fiyatla çektirilmesi hem de araç sahibine ceza uygulanmasını sona erdiren bir genelge yayınladı. Böylece, trafikte araç çekme devri artık bitti. Artık yasak yere park eden araçlar, parka çekilmeyecek ve sadece para cezası yazılacak.

Özellikle büyük şehirlerde kurulu Trafik Vakfı çekicileri artık can yakamayacak. Zaman zaman benim de bu köşeden ele aldığım ve eleştirdiğim araçların çekilmeyerek sadece para cezası yazılması çok doğru bir karar.

İçişleri Bakanlığına atandığı tarihten beri, akademisyen bakışı ile birçok önemli eksikliği ve aksaklığı gideren İçişleri Bakanı Beşir Atalay, bu son icraatıyla da önemli bir adım attı.

İşte bu bakan alkışlanır.

Kaynak:Star Gazetesi

CEVAP VER