Leasing olayında gözden kaçanlar

0
220

LEASINGDE, KDV oran artırımı ile ilgili Kararname yayınlanalı 20 gün oldu ancak tartışmalar hálá devam ediyor.Nedenine gelince… Bu olayda, gözden kaçan veya yanlış anlaşılan bazı noktalar var. Önemli olanlardan bazılarını açıklayalım.

LÜKS OTOLARDAKİ KDV

Leasing olayında, KDV’nin yüzde 1’den 18’e çıkartılmasının gerekçesi açıklanırken "Çok kişi lüks otomobilleri leasing yolu ile alıyor. Böylece yüzde 18 yerine yüzde 1 KDV ödüyordu" denildi.

Oysa bu gerekçe doğru değildi. Leasing olayında, otomobillerin KDV’si zaten yüzde 18 idi…

LEASING VE ÇAY BARDAĞI

"Leasing ile çay bardağı, sürahi, fayans, demir, çimento, cam vs. alınıyordu" denildi. Oysa toplam leasing işlemleri içinde bunların payı sadece yüzde 1.4 idi.

Ücretlilere vergi iadesinde; "akaryakıt, sigara, alkollü içki, mobilya vs. vergi iadesinden yararlanamaz" diye liste açıklanmıştı. Leasingde de böyle bir liste açıklanır, olur biterdi.

Bu gerekçe ile leasingi kaldırmak, "pireye kızıp, yorgan yakmak" gibi oldu.

LEASING VE MİLYARLIK KDV KAYBI

Leasingde yüzde 1 KDV oranı yükseltilirken, "Bir milyar YTL’lik KDV kaybı vardı" denildi. Bu kaybın 1,5 ya da 2 milyar YTL olduğunu iddia edenler de oldu.

Oysa, bu gerekçe doğru değildi ve rakamlar da inanılmayacak derecede abartılıydı.

Leasing yoluyla makine alan bir şirket, yüzde 1 KDV ödüyor. Bu KDV’yi de "KDV indirimi" yolu ile geri alıyordu. Bu şirket, yüzde 18 KDV öderse, bu kez "indirim" yolu ile yüzde 18 KDV’yi geri alacaktı.

ÖRNEK : Bir inşaat şirketinin, 11 Ocak 2008’de leasing yolu ile aldığı iş makineleri için, yüzde 18 KDV olarak 200 bin YTL ödediğini varsayalım. Aynı inşaat şirketi, 18 Ocak 2008’de 3 milyon YTL’lik hakediş ve 450 bin YTL KDV tahsil etmiştir.

Bu durumda, leasing nedeniyle ödediği 200 bin YTL KDV’yi, tahsil ettiği 450 bin YTL KDV’nin içinden alacak, yani indirecektir. Sonuçta, indirilen KDV artınca, vergi dairesine ödenecek KDV azalacak. Olay bu kadar basit. Aynı örnek, hastanede, turizmde ve tekstilde de geçerli…

Leasingde, yüzde 1’lik KDV, yatırım yapmakta olan şirketler için ciddi bir finansman kaynağı idi. KDV oran artırımı, büyümenin yavaşlamakta ve uluslararası likiditenin daralmakta olduğu dönemde, yatırımların finansmanını zorlaştıracak, KOBİ’leri ve istihdamı da olumsuz yönde etkileyecek.

En önemlisi, "yatırım indiriminde" kazanılmış hakların "geriye dönük" elden alınması, leasingde, yüzde 1 KDV’nin, 1 yıl ya da 6 ay önce duyurulmayıp, bir gecede kaldırılması, Türkiye’de yatırım yapanları ve yapacak olanları ürkütüyor.

Diğer kayıplar ne olacak?

LEASING olayındaki "Sineğin yağı" hesabı, ister istemez diğer vergi kayıplarını aklımıza getirdi.

ÖRNEK: Sıcak (emanet) para tutarı 107 milyar dolara ulaştı. Türkiye, Dünya’da en yüksek reel faizi veren ülke. Yabancıların, sadece son bir yılda borsadan, bono ve tahvilden kazançları, yaklaşık 40 milyar dolar. Vazgeçilen yani alınmayan vergi de en az 5 milyar dolar.

Peki… Bu kazançlarda, stopaj niçin sıfır? Bunlardan niye bir dolar dahi vergi alınmıyor?

Olay vergi kaybı ile ilgiliyse, kaybın kralı burada!..

Üstelik, bunlar ülkeye çivi bile çakmıyorlar. Paradan para kazanıyorlar.

Devam edelim. Ücretlilere vergi iadesi kaldırıldı. Fiş ve fatura alış verişi geriledi. Buradaki kayıp da (KDV, Gelir ve Kurumlar V), en az 5 milyar YTL.

Peki… Buradaki kayıpla ilgili niye somut bir önlem yok?

Hyundai, Güney Kore’den Türkiye’ye 1,2 milyar dolar getirip, yatırım yapacak ve 3.000 kişiye istihdam sağlayacaktı. Bedava arsa tahsisi istedi verilmedi. Yatırım Çek Cumhuriyeti’ne gitti. Reel yatırımcıya verilmeyen teşvikler, bu
ülkeye çivi çakmayan sıcak paracılara "vergi sıfırlaması" şeklinde verildi.

Birilerine teşvik verilecekse, bu teşvik ülkeye yatırım yapanlara verilmeli. Kuşkusuz leasingde de.  Kaynak:Hürriyet Gazetesi

CEVAP VER