Maaşları geciktirme hakkı yok

0
251

İbrahim USLU: Tahsin bey, sizden iş hukuku ile ilgili çok önemli ve çok ivedi bir konuda yardım talep ediyorum. Benim kardeşim 5 yıldır bir imalat fabrikasında sigortalı işçi olarak çalışmakta. Fakat son iki yıldır sürekli olarak maaşları geciktirilmekte, son iki aylık maaşını da hâlâ alabilmiş değiller. Maaşları elden aldıklarında maaş bordrolarına imza atmak karşılığı alıyorlar. Bu soruyu gönderdiğim gün itibariyle, nisan ve mayıs ayı maaşları verilmedi ve bu sürekli böyle devam ediyor, kardeşime ve onun gibi bir çok kişiye de tazminat vermemek için çıkış verilmiyor, kendiniz istifa edin diye telkinde bulunuluyor, dava açmak isteyenlere de hiçbir hak iddia edemezsiniz, davayı kaybeder beş kuruş alamadan işinize de son verilir diye gözdağı veriliyor..

Maaşlar banka aracılığı ile yatırılmıyor.. elden veriliyor.. işe girerken de iş sözleşmesi imzalamadık, yani sadece sigortalı olarak çalışıyoruz. Bundan dolayı da bazıları hiçbir dava açamazsınız, çünkü siz iş sözleşmesine göre çalışmıyorsunuz diyorlar. İşveren çok iyi durumda olmasına rağmen bizleri sürekli zor durumda bırakıyor. Çok zor durumdaki kardeşim, yol parasını bile sağdan soldan alıyor. Ne yapabiliriz? İhtar gibi bir şey çekmemiz gerekiyor mu? Bunu nasıl yapabiliriz?

C: Bilindiği gibi 32. maddenin 1. fıkrasına göre, "Genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır." 5754 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmi Gazete’nin 08.05.2008 tarih ve 26870 sayılı nüshasında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu kanunun 85. maddesiyle, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun "Ücret ve ücretin ödenmesi" başlıklı 32’nci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bu fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir:

"Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir. Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak, yabancı para olarak kararlaştırılmış ise ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödeme yapılabilir. Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı’ndan sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler.

İşçinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesaplarına yatırılmak suretiyle ödenmesine ilişkin diğer usûl ve esaslar anılan bakanlıklarca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir."

32. maddenin müteakip hükümleri de şöyle:

"Emre muharrer senetle (bono ile), kuponla veya yurtta geçerli parayı temsil ettiği iddia olunan bir senetle veya diğer herhangi bir şekilde ücret ödemesi yapılamaz.

Ücret en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir.

İş sözleşmelerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve kanundan doğan para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur.

Meyhane ve benzeri eğlence yerleri ve perakende mal satan dükkan ve mağazalarda, buralarda çalışanlar hariç, ücret ödemesi yapılamaz.

Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.&
quot;

4857 sayılı İş Kanunu’nun "Ücretin gününde ödenmemesi" başlıklı 34. maddesinde,

"Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.

Bu işçilerin bu nedenle iş akitleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz" denilmektedir.

Bu hükümlere göre, ödeme ihtarnamesi gönderilebileceği gibi, 34. maddeye göre iş görme borcunu yerine getirmeme işlemi de yapılabilir. Ayrıca İş Kanunu’nun 24. maddesinin II. Bendi’nin (e) fıkrasındaki "İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse" hükmü uyarınca haklı nedenle iş sözleşmesini -yazılı sözleşme olmasa dahi yasal iş şartlarına göre iş sözleşmesi varsayılır- feshederek bir yıl ve daha fazla kıdem süresinin varlığı halinde işlemiş ücret alacaklarıyla birlikte kıdem tazminatı da işverenden talep edilebilir.

CEVAP VER