Şüpheli Alacaklar

0
228

 

Şüpheli Alacaklar

İşletmenin, değerleme günü bir kısım alacaklarının tahsili, borçlusunun durumuna, iki işletme arasında çıkan ihtilafa, alacak miktarı üzerindeki anlaşmazlığa bağlı olarak şüpheli hale gelmiş olabilir.

Tahsili şüpheli bulunan alacaklar için işletme "Şüpheli Alacaklar" adı altında bir hesap açar ve bu gibi alacakları normal alacak hesaplarından çıkarır. Şüpheli alacaklar için değerleme. gününün tasarruf değerine göre bilançonun pasifinde açılacak olan "Şüpheli Alacaklar Karşılığı" adı altında bir karşılık hesabı ile gider kaydedebilirler.

Bu durumda yazılacak olan yevmiye maddelerini şu şekilde açıklayabiliriz.

Bir alacağın tahsili şüpheli hale geldiğinde:

_________________ / _______________

128 ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR 40.000

128.06 Kemal Kara 40.000

120 ALICILAR 40.000

120.06 Kemal Kara 40.000

Senede bağlı olmayan bir alacağın

şüpheli hale gelmesi

_________________ / _______________

veya

_________________ / _______________

128 ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR 75.000

128.04 Kampar Koll. Şti. 75.000

121 ALACAK SENETLERİ 75.000

121.01 Senet Portföyü 75.000

Senetli alacağın şüpheli hale gelmesi

_________________ / _______________

yevmiye maddeleri yazılır.

Şüpheli alacak içirı karşılik ayrıldığında ise:

_________________ / _______________

654 KARŞILIK GİDERLERİ 75.000

654.01 Şüpheli alacak giderleri 75.000

129 ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR

KARŞILIĞI 75.000

129.04 Kampar Koll. Şti. 75.000

Şüpheli hale gelen alacak için karşılık

ayrılması

_________________ / _______________

şeklinde bir yevmiye maddesi yazılması gerekir.

Danıştay kararlarına göre, şüpheli alacak kerşılığı bilanço esası­na göre defter tutan mükellefler tarafından ayrılabilir ve şüpheli ala­cağın gider hesabına devri pasifte karşılık ayrılmasıyla mümkün olabilir.

VUK’nun 323. maddesinde, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettiritmesi ile ilgili olmak şartıyla, dava veya icra safhasında bulunan bütün alacakların ve yapılan protestoya veya yazı ile bir de­fadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulu­nan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacakların şüpheli alacak sayılacağı açıklanmıştır.

Aynı kanunun aynı maddesi, şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabileceğini, bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğunun karşılık hesabında gösterileceğini, teminatlı alacaklarda karşılığın teminattan geri kalan kısma ait olacağını belirtmiştir.

Bu durumda, işletmeler şüpheli alacak karşılığı için ihtiyari bıra­kılmıştır. Ancak, karşılık ayrılması durumunda karşılığın hangi ala­cağa ait olduğu gösterilecektir.

Danıştayın 1972 yılında almış olduğu bir karara göre teminatlı alacaklarda şüpheli alacak karşılığının teminattan geri kalan kısma ait olacağının belirtilmesi tamamen teminat altında olan alacaklar için karşılık ayrılamayacağını ifade etmiş olmaktadır. Aynı şekilde, kamu kuruluşlarından olan alacaklar için de karşılık ayrılması mümkün değildir.

Bir alacağa karşılık ayrılabilmesi için o alacağın tahsil imkanının değerleme günü şüpheli halde bulunması gerekir. Yukarda belirtildiği gibi, dava veya icra safhasında bulunan alacaklar ile, yapılan protes­toya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen tahsll edile­memiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar şüpheli alacak sayılmıştır.

Dava ve İcra safhasındaki alacaklar için alacağın şüpheli olan miktarı, mahkemede dava konusu edilmiş veya icra takibi açılmış olan alacak miktarıdır. VUK’nun 281. maddesinde karşılık ayrılmasına esas teşkil edecek tasarruf değeri mükellefin söz konusu alacaklar­dan tahsil etmeyi umduğu miktardır. İhtilaf, alacağın bir kısmı üze­rinde ise ihtilaflı olan kısım şüpheli alacak olarak kabul edilir.

Dava veya icra takibinin bizzat işletme tarafından yapılması ge­rekmektedir. Dava veya icra takibi dilekçesinin verilmiş olması o ala­cağın dava veya icra safhasına intikal ettiğini gösterir. İşletme tarafın­dan bizzat dava veya icra takibi yaptırılmamış alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılamaz.

Dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük olan alacak­lardan yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilme­sine rağmen tahsil edilemeyenler şüpheli alacak sayılmışlardır. Ka­nun, küçük alacağın tanımını yapmamıştır. Dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacağın miktarı, alacağın tutarına, ala­cakla ilgili dava masraflarına ve işletmenin katlanacağı diğer giderler tutarına, işletmenin büyüklüğüne, alacağın işletme için önemine ba­ğlı olarak değişecektir. Bu durumda söz konusu küçük alacağın mik­tarı her alacak ve işletme için ayrı ayrı ele alınarak değerlendiril­melidir.

Yapılan protestonun noter aracılığı ile yapılması, yazı ile istemin taahhütlü mektupla veya noterce yerine getirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, bu gibi alacaklar için karşılık ayrılabilmesi, yazı veya protes­tonun borçlu tarafından alınmış olmasına bağtıdır. Borçlu ve alacaklı arasında daha önceden vade konusunda yapılmış bir anlaşma var­sa, bu vadeden önce çekilen protestonun, yazı ile istemenin bir ge­çerliliği yoktur.

Şüpheli alacak karşılığının değerleme işleminin bir sonucu ola­rak değerleme yapıldığı yıl sonunda ayrılacağı şüphesizdir. Diğer bir ifade ile, alacağın şüpheli hale geldiği yıl için dönem sonunda karşılık ayrılır. Alacağın şüpheli hale geldiği yılda karşılık ayırmayan mükellef daha sonraki yıllarda ayıramaz. Ancak, aynı alacağın şüphelilik hali devam ediyorsa ayırabilir. Danıştay 4. Dairesinin karşılık ayırma zamanı ile ilgili kararları da bu yöndendir.

Kefalete bağlanmış veya senedin asıl borçlusu dışında bir başkası tarafından ciro edilmiş bir alacak senedinin şüpheli hale ge­lebilmesi ve karşılık ayırabilmesi için sadece senedin borçlusu nez­dinde değil, kefil hakkında takibat yapılmış, cirontalara ve aval ve­renlere de müracaat edilmiş olması gerekir.

VUK’nun 323. maddesinde açıkça belirtilen "ticari ve zirai kazan­cın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla" ifadesi, ticari ve zirai kazancın oluşumuna katkısı olmayan alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılamayacağını ve gider kaydedilemeyceği­ni açıklar.

Bu durumda işletmeye devredilen şahıs bonolarının ticari faa­liyetten ileri gelmeyen ve şahsi münasebet sonucu doğan alacakla­rın, bir gelir ve menfaat sağlamayan kefalet nedeniyle ortaya çıkan alacakların, finansman amacıyla alınan hatır senetlerinin şüpheli ala­cak karşılığının gidere yazılması mümkün değildir.

Karşılık ayrılmış olan şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kar ve zarar hesabına aktarılır. Şüpheli bir alacağın kısmen veya tamamen tahsili durumunda tahsil edilen miktar kadar "Şüpheli Alacaklar" hesabı alacaklanır, "Şüpheli Alacak Karşılığı" hesabı borçlanır. Böylece tahsil edilen tutar kadar şüpheli alacaklar ve karşılığı azaltılmış olur. Ayrıca, bir nakit gi­rişi söz konusu olduğunda "Kasa" hesabı, bir değer girişi olduğunda o kıymetle ilgili hesap borçlanır, bir gelir hesabı alacaklanır.

Şüpheli alacağın tahsili ile ilgili yevmiye maddeleri :

_________________ / _______________
129 ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR KARŞILIĞl 75.000
129.05 Kaya Ticaret 75.000
128 ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR 75.000
128.05 Kaya Ticaret 75.000
Tahsil edilen şüpheli alacağın ilgili
hesaplardan düşülmesi

_________________ / _______________
100 KASA 75.000
644 KONUSU KALMAYAN KARŞILIKLAR 75.000
644.02 Şüpheli Alacak Geliri 20.000
Tahsil edilen şüpheli alacağın gelir kayd
ı
_________________ / _______________

şeklinde olacaktır.

Danıştay kararlarına göre icra takibine geçilmiş borçlular hakkın­da ödeme emri gönderilmiş olmasına rağmen haciz işlemi yapılma­mış alacaklar şüpheli alacaklar vasfını kaybederler.

TEILEN
Önceki İçerikTicari Alacaklar
Sonraki İçerikStatü yedekleri

CEVAP VER