TÜRMOB meslek yasasını eleştirdi

0
242

         TÜRMOB, 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununda öngörülen düzenlemenin, ”meslek kuruluşlarına siyasi erkin müdahalesine neden olacağını” belirtti.

 

Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB), kanunda öngörülen değişikliğe ilişkin görüş ve önerilerinin yer aldığı bir dosya hazırladı.

Hilton Otelinde düzenlenen basın toplantısında, Maliye Bakanlığına sunulan söz konusu dosya gazetecilere dağıtıldı ve Birlik Başkanı Mehmet Timur, süreç hakkında bilgi verdi.

Taslağın Bakanlar Kurulunda imzaya açıldığını ifade eden Timur, Birliğin eleştirilerini ve taleplerini Meclis Komisyonlarındaki görüşmeler sırasında dile getireceklerini kaydetti.

Muhasebe ve denetim standartları ile Meclis gündeminde bulunan Türk Ticaret Kanununda öngörülen değişikliklere işaret eden Timur, Basel II kriterlerinin de 2009 yılında yürürlüğe gireceğini anımsattı ve ”Bu gelişmeler, serbest muhasebecilerin bu mesleği yapma imkanını ortadan kaldırmaktadır. Bu yüzden serbest muhasebecilerin imtihana girerek, serbest muhasebeci mali müşavir olması bizim bir talebimizdir” dedi.

Timur, konuşmasının sonunda, meslek mensuplarının 1 Mart Muhasebeciler Gününü kutladı.

-TÜRMOB’UN GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİ-

Maliye Bakanlığına gönderilen dosyada, meslek yasasının günün koşullarının gerisine düştüğü, ancak ”serbest muhasebeciye, mali müşavirlik yolunu açması” bakımından camiada heyecan uyandıran taslağın, ”aceleye getirilmesi nedeniyle ciddi hatalar ve eksiklikler içerdiği” belirtildi.

Taslağın, TÜRMOB’un katkısı alınmadan hazırlandığının belirtildiği dosyada, ”mesleği sürdürenlerin katkısına başvurulmadığı için kayıtdışıyla daha güçü mücadeleyi destekleyecek altyapıyı sağlayacak ruhtan yoksun kaldığı” öne sürüldü.

Taslağın meslek mensubunun beklentilerini karşılamaktan uzak olduğu belirtilerek, haksız rekabet, tahsilat, mesleğe dışardan girişlerin engellenmesi gibi sorunlara çözüm getirmediği, hızlı karar alma ve verimli çalışma açısından çağın gereklerini dikkate almayan düzenlemeler içerdiği savunuldu. Taslağın yürürlükteki yasaya göre bile işleyişi ağırlaştıracak, adeta hantal yapıyı besleyecek hükümler içerdiği ifade edilerek, ”Örneğin Birlik ve Oda yöneticilerinin uluslararası toplantılara katılımını Bakanlık iznine tabi tutarken, yükselmesi tamamen mesleki kriterlere bağlı olması gereken meslek mensubunun kaderini siyasi erkin kontrolüne bırakmaktadır” denildi.

Dosyada, şu görüşlere yer verildi:

”Söz konusu düzenlemeler, bugün artık Avrupa Birliğine uyum sürecinde demokratik katılım ve yönetim açısından özerkliği daha da önem kazanan meslek kuruluşlarına siyasi erkin müdahalesine neden olacaktır.

Hangi meslek grubunda olursa olsun, üyeler yönetimleri seçerken yayınlar ile eğitim faaliyetleri başta olmak üzere kuruluşların mesleğe katkısını dikkate alırlar. Meslek mensubunun değerlendirmesi, her zaman dışarıdan bakan güç odaklarının değerlendirmesinden daha sağlıklı olmuştur. Gerek siyasi parti gerek sendika ya da meslek kuruluşu olsun, sivil toplum örgütlerine müdahalenin faturasını Türkiye yakın tarihinde de ödemiştir.”

-”NİSPİ TEMSİL SİSTEMİ ÖNGÖRÜLÜYOR”-

Tasarı ile muhasebe camiasına, hiçbir meslek odasında bulunmayan ”nispi temsil sistemi” getirilmesinin öngörüldüğü ifade edilen dosyada, ”Bu düzenleme, en basit anlatımla meslek mensubunun, örneğin 7 bin oy vereceği bir aday yerine 2 bin oy alacak bir adayın yönetici olması sonucunu doğuracaktır. Bu yönleriyle tasarının demokratik işleyişi, adil katılım ilkesini gözettiğini düşünülemez. Birlik Genel Kuruluna katılacak delegelerin seçilmelerindeki kıstas değiştirilmektedir. Getirilen düzenleme, adil bir katılım ilkesine dayalı, serbest, eşit ve genel oy esasına aykırılık oluşturmaktadır” denildi.

Dosyada, tasarının yeniden ele alınması ve Birliğin katkısına başvurulması istendi.

TASARI ACELEYE GELDİ-

Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası (İSMMMO) Başkanı Yahya Arıkan, 3568 Sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Müşavirlik Yasasında değişiklik öngören tasarının, aceleye getirildiğini, ciddi eksiklikler ve hatalar içerdiğini savundu.

Arıkan, meslek yasasındaki değişikliğe ilişkin düzenlediği basın toplantısında, 1 Mart Muhasebe Günü’nü buruk kutlayacaklarını ifade ederek, muhasebeciliğin, 78 oda, 75 bini aşkın meslek mensubu ve 15 bin stajyerin bulunduğu büyük ve güçlü bir camia olduğunu, mesleğin altyapısını hazırlayan 3568 Sayılı Kanunun, günün mesleki gereklerini karşılamaktan uzak olduğunu öne sürdü.

Kanunda değişikliğin söz konusu olduğunu hatırlatan Arıkan, ”Ancak bu değişikliğin içeriğini ‘son dakika haberi gibi’ son anda öğrendik. Tasarının hazırlık aşamasında katkı alınması yerine, 78 odanın üst örgütü TÜRMOB’un görüşleri son anda, değişiklik paketi hazırlandıktan sonra istenmiştir. Oda başkanları olağanüstü toplantıya çağrılmış, oda başkanlarının ortak ‘birlikte üretelim’ talepleri de göz önüne alınmamıştır” diye konuştu.

-”BEKLENTİLERİ KARŞILAMAKTAN UZAK”-

TÜRMOB ve odaların bu gelişmenin ardından tabanın katılımıyla ve tarafların beklentilerini dikkate alan bir yasa önerisi hazırladığını aktaran Arıkan, beklentilerinin, TÜRMOB ve odaların ortak akılca ürettiği çalışmanın dikkate alınarak hükümet yetkilileriyle görüşme ve uzlaşma zemininin sağlanması olduğunu vurguladı.

Girişimlerine karşın yoğunluğu nedeniyle Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ile henüz görüşme olanağı bulamadıklarını, yine de hükümet nezdinde girişimlerini sürdürdüklerini belirten Arıkan, şunları kaydetti:

”Her şeyden önce tasarı, aceleye getirilmiştir. Ciddi eksiklikler ve hatalar içermektedir. Hukuken değerlendirildiğinde de Anayasa’ya aykırı hükümler var. Meslek mensubunun beklentilerini karşılamaktan uzaktır. Haksız rekabet, tahsilat, mesleğe dışarıdan girişler ve yetki karmaşası gibi sorunlara çözüm getirmek bir yana, hızlı karar alma ve verimli çalışma açısından çağın gereklerini dikkate almayan düzenlemeler içermektedir. Tasarı, yürürlükteki yasayla bile kıyaslandığında işleyişi ağırlaştırmakta, adeta hantal yapıyı besleyecek hükümler içermektedir.”

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Arıkan, tasarıyla ilgili değişikliğin gerekçelerinin ellerinde olmadığını, karşılıklı görüşme ortamını beklediklerini ifade ederek, tasarının yasalaşması halinde bir dava açılmasının söz konusu olabileceğini ve haklarını sonuna kadar savunacaklarını söyledi.

CEVAP VER