Af gibi yapılandırma

0
269

 

Esnafın aylardır beklediği prim ve vergi borçlarına yönelik yeniden yapılandırmanın ayrıntılarına ilk kez VATAN ulaştı. Kapsamlı paket krizden sarsılarak çıkmış esnaf ve vatandaş için yeni borç ödeme alternatifleri getirirken bundan sonraki dönem için de yeni bir düzen öngörüyor.

Hükümetin, prim ve vergi borçlularının 100 milyar liranın üzerindeki kamu borcunu tahsil edebilmek amacıyla başlattığı yapılandırma paketinin ayrıntıları belli olmaya başladı. Buna göre halen aylık 1.95 seviyesindeki gecikme faizinde 0.45 puanlık indirim yapılması üzerinde çalışırken, hayata geçirilmesi halinde yeni dönemde gecikme faizi 1.40-1.50 düzeyine çekilmiş olacak. Yeni sistemin sadece mevcut borçluları kapsamayacağı, yasalaşmasının ardından genel sistemin bu şekliyle uygulanacağı öğrenildi. Kapsamlı paketle ilgili bilgi veren kaynaklar, krizden sarsılarak çıkmış ve prim-vergi borcunu ödeyememiş vatandaş için borç ödeme alternatifleri getirildiğini, teminat kapsamlarının da değiştirilerek işin devamını sağlayacak şekilde hacizlerin yeniden düzenleneceğini belirttiler.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan başkanlığında çalışması sürdürülen yeni paket, sadece kriz döneminde borcunu ödeyemeyerek zora düşen esnaf ve iş alemini kapsamayacak. Belirlenecek yeni kurallar bundan sonra prim ve vergi borçlarının tahsilinde de geçerli olacak.

Ana para silinmez

Sürdürülen çalışmada bir süre mevcut borç rakamlarında faizin silinmesine ilişkin uzun tartışmalar yaşandığı, borcunu ödeyenlere haksızlık olacağı düşüncesiyle yeni yollar arandığı belirtiliyor. Ancak çalışmanın geldiği nokta itibariyle borçlarda ana paranın korunması, bu rakama yıllık enflasyon oranında artışlar uygulanmasına karar verildiği öğrenildi. Çalışmanın ilk aşamasında prim ve vergi borç tutarında faizin silinmeyeceği bir formül üzerinde de durulmuştu. Paketle ilgili ana unsur şöyle bir örnekle anlatılıyor; 2005 yılına ait 200 bin TL’lik bir borcun gecikme zammı ve faiziyle birlikte şu anda geldiği nokta 700 bin TL düzeyinde. Ancak faizin silinmeyip, borç tutarının bu düzeyde korunması ve 60 ay vadeyle ödenmesi seçeneği bulunuyordu. Bu durumda borçlu, devlete 700 bin TL ödeyecekti.

Şu andaki formüle göre, borcun 200 bin TL’lik ana parasına 2005-2010 dönemine ilişkin gerçekleşen enflasyon uygulanması halinde ödenmesi gereken tutar 375 bin TL’de tutulmuş olacak. Vatandaş ödemesi gereken toplam tutardan yüzde 46 daha az ödeyecek. Öte yandan ana paranın doğrudan 60 aya bölünerek vadelendirilmesi, ancak her yıl yüzde 1.5 oranında faizz uygulanması seçeneği üzerine de çalışılıyor. Bu seçenekte ise yasadaki “ilk 3 ay yüzde 3.5 faiz ödemesi” ilkesinden de vazgeçilmesi yeralıyor.

Borçlu vatandaşa iki alternatif sunulacağı öğrenildi. Peşin ödemesi halinde bu tutarın yüzde 50’sinin silinmesi gibi kolaylaştırıcı unsurlar üzerinde de hesaplamaların yapıldığı belirtiliyor. Teminat, işin devamını engellemeyecek şekilde yeniden belirlenecek. İşin devamı için gerekli gayrimenkul, makine gibi üzerine konulmuş hacizler kaldırılacak.

Yapılandırma Ekim ya da Kasım da sonuçlandırılır

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, esnafın kamu borcu ile ilgili yeniden yapılandırma çalışmalarının devam ettiğini, Ekim ya da en geç Kasım ayında sonuçlanacağını söyledi. Rixos Otel’de gerçekleştirilen TESK’in 18’inci Genel Kurul toplantısında katılan Erdoğan, 1 milyon 900 bin esnafın bulunduğunu, aileleri ve yanlarında çalışanlarla TESK’in, 10 milyonu aşkın kişinin hakkını savunan en büyük sivil toplum örgütlerinden biri olduğunu anlattı.

Erdoğan, 2008’de TESK’e yaptığı ziyaretin ilk kez başbakan düzeyinde gerçekleştiğini anımsatarak, “Bunu öğrendiğimde şok oldum” dedi. Başbakan Erdoğan, esnafa, borçlarıyla ilgili bir söz verdiğini hatırlatarak, çalışmanın Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan nezaretinde devam ettiğini söyledi.

Beyazeşya otomobile bak

Ekonomideki iyileşmenin esnafa nasıl yansıdığını göstermek bakımından bir iki örneği paylaşmak istediğini dile getiren Erdoğan, “Zaman zaman bu rakamlar çarpıtılıyor. Ben resmi rakamı söylüyorum ve bunları herkesle rahatlıkla müzakere ederiz” dedi. Erdoğan, “2002’de, yani iktidarı teslim aldığımız son iktidar döneminde Türkiye’de 1 milyon 88 bin buzdolabı satılmıştı. 2009’da satılan buzdolabı sayısı 1 milyon 719 bin. Fark, 631 bin. 2010 Ocak-Ağustos’ta satılan buzdolabı 2002’nin tamamından fazla, 1 milyon 267 bin. Fark ne? 179 bin. Otomobil satışlarında da aynı tabloyu görüyoruz. 2002’de 91 bin otomobil satılmıştı. 2009’da 370 bine ulaştı. Fark, 279 bin. 2010 Ocak-Ağustos’ta satış rekor düzeyde, 270 bin otomobil satışı var. Fark, şimdiden 179 bin.”

Seçim ekonomisine tevessül etmeyiz TL’nin ayarı ile oynamadık oynamayız

İktidarları döneminde 2 yerel ve 2 genel seçim ile 2 halk oylaması gerçekleştirildiğini anımsatan Erdoğan, bunların hiçbirinde mali disiplinden taviz vermediklerini, para politikalarını askıya almadıklarını, popülizm tuzağına düşmediklerini belirtti. Erdoğan, “Seçim öncesi rüşvet dağıtanlardan, bol keseden vadedenlerden olmadık. Son halk oylamasında da bu tavrımızı net olarak ortaya koyduk. Ekonominin dengelerini sarsacak hiçbir girişim içinde olmadık. Genel seçimlere 9 ay gibi bir süre kaldı ve biz bu genel seçimlerde de disiplinden asla taviz vermeyeceğiz. Seçim ekonomisine tevessül etmeyeceğiz” diye konuştu. Erdoğan paranın ayarıyla oynamadıklarını bundan sonra da oynamayacaklarını da ifade etti. Erdoğan karşılıksız para basma döneminin de kendi iktidarları ile birlikte ortadan kalktığına dikkat çekti.

CEVAP VER