Belirli süreli işçiye iş güvencesi yok

0
242

 İş güvencesi, işçinin işinde devamlılığın sağlanması olarak tarif edilebilir. İş güvencesi, işçinin objektif, ekonomik, sosyal veya başka bir haklı neden olmadıkça işten çıkarılmayacağı anlamına gelmektedir. İş güvencesinde işçinin işine son verilmesi tamamen yasaklanmış değildir. Sadece, keyfi ve objektif olmayan, haklı bir nedene dayanmayan işten çıkarmalar engellenmektedir.
Gerçek anlamda iş güvencesi ülkemizde ilk defa 4773 sayılı yasa ile yapılmıştır. 09.08.2002 tarihinde TBMM’de görüşülerek 4773 sayılı kanun 15.03.2003 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girmişti.

4857 sayılı İş Kanunu’nun feshin geçerli sebebe dayandırılması başlıklı 18. maddesine göre;

. 30 (otuz) veya daha fazla işçi çalıştırılan işyerleri ile 

. 51’den (51 dahil) fazla işçi çalıştırılan tarım işlerinin yapıldığı işyerleri iş güvencesi kapsamına girecektir. 

Burada, işçi sayısının hesabında iş güvencesi kapsamına dahil olmayan, en az altı aylık kıdemi olan işçi ve işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri ile belirli süreli hizmet akdiyle çalışan işçilerin dikkate alınıp alınmayacağı sorunu ortaya çıkmaktadır. 

İşçi sayısının hesabında, yukarıda belirtilen işçilerin de dikkate alınması, ancak işyerindeki, öğrenci, çırak ve stajyerlerin ise dikkate alınmaması gerekmektedir. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenecektir.

Yasanın işyerindeki taşeron işçilerini 30 kişinin hesabında dikkate alıp almadığı konusu da açıkça düzenlenmemiştir. Kanımızca, taşeron işçileri ile asıl işveren işçilerinin ayrı ayrı değerlendirme konusu yapılması gerekmektedir. 

4857 sayılı İş Kanunu’nun feshin geçerli sebebe dayandırılması başlıklı 18. maddesinde, otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işverenin, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinde, 

o Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışıp en az altı aylık kıdemi olan ve işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili niteliğinde olmayan işçiler,

. Sendika üyeliği veya sendikal faaliyetlerden dolayı iş sözleşmesi feshedilen işçiler, 

. Belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan işyeri sendika temsilcileri, 

. Tarım işlerinden sayılan ve 51’den fazla işçi çalıştırılan işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan ve belirsiz süreli hizmet akdiyle çalışan işçiler ve, 

. 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında çalışan gazetecilerin, 

4857 sayılı İş Kanunu’nun iş güvencesine ilişkin 18-21. maddeleri kapsamında olduğu hükme bağlanmıştır. İşçinin işyerindeki altı aylık kıdemi, aynı işverene bağlı işyerlerinde geçen süreler ile aynı işyerinde iş sözleşmesinin kesintili olarak devam ettiği süreler birleştirilerek hesaplanacaktır.

İş sözleşmelerinde, sözleşmenin ne zaman sona ereceğinin belirtilmesi halinde "süresi belirli iş sözleşmesi", sözleşmenin ne zaman sona ereceğinin belirtilmemesi halinde de "süresi belirsiz iş sözleşmesi" söz konusudur.

4857/11. maddede, "Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak" yapılmasından söz edilmiştir. İlk iki durum esas itibariyle geçici iş gücü gereksinimi doğuran halleri ifade etmekte olup, belirli süreli iş sözleşmelerinin kurulmasını haklı kılan nedenlerin başında gelir. Belirli süreli iş, sözleşmenin yapılması sırasında işin sona erme anının bilindiği veya öngörülebildiği işlerdir.

4857 sayılı kanunun 18. ve devamındaki maddelerden işçinin yararlanabilmesi için hizmet sözleşmesinin belirsiz süreli olması gerekir. Belirli süreli hizmet akdi ile çalışanların işe iade hükümlerinden yararlanması mümkün değildir.

Resul KURT

CEVAP VER