Emlak Vergisi uygulaması ve takdir işlemleri

0
246

 Emlak Vergisi Yasası gereği olarak Türkiye sınırları içinde bulunan binalar "bina" vergisine, arazi ve arsalar "arazi" vergisine tabi tutulmaktadır. (Emlak Vergisi Yasası Md: 1 ve 12)

Yasal düzenleme gereği olarak bina vergisini, binanın maliki (sahibi), varsa intifa (kullanma) hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik bir tasarruf edenler ödemektedir. Bu bağlamda Emlak Vergisi uygulaması açısından bina tabiri yapıldığı madde ne olursa olsun gerek karada gerekse su üzerindeki sabit inşaatın tümünü kapsamaktadır. Vergi Usul Yasası uyarınca bina mütemmimleri de (tamamlayıcıları) bina ile birlikte dikkate alınmaktadır. Ancak; yüzer havuzlar, sair yüzer yapılar, çadırlar ve nakil vasıtalarına takılıp çekilebilen seyyar evler ve benzerleri bina sayılmamaktadır.
Emlak Vergisi Yasası’nın 12’nci maddesi uyarınca belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazi arsa sayılmaktadır. Ayrıca "Belediye sınırları içinde veya dışında parsellenmemiş araziden hangilerinin Emlak Vergisi Yasası’na göre arsa sayılacağı bakanlar kurulu kararı" ile belli olmaktadır. 
Arazi vergisini, arazinin maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa araziye malik gibi tasarruf edenler öder. 
Bir araziye paylı mülkiyet halinde olanlar, hisseleri oranında mükelleftirler. Bu bağlamda "Elbirliği mülkiyette malikler vergiden müteselsilen sorumlu olurlar."
Mülkiyeti (sahipliği) ihtilaflı bulunan arazi için mutassarıfı bulunmayan kişiler tarafından ödenen arazi vergileri; ihtilafın ödeme yapan aleyhine sonuçlanması halinde ihtilafla ilgili bulunanların karar tarihinden itibaren bir yıl içinde başvurmaları şartıyla kendilerine ret ve iade olunur.
Emlak Vergisi Yasası’nın 11 ve 21’inci maddeleri uyarınca bina ve arazi vergisi ilgili belediye tarafından;
* Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılının ocak ve şubat aylarında,
* Emlak Vergisi Yasası’nın 33’üncü maddesinde yer alan "vergi değerini tadil (değiştiren) eden" nedenlerle,
* Herhangi bir sebep yüzünden bir şehir, kasaba veya köyün tamamında devamlı olmak üzere bina ve arazinin değerlerinde yüzde 25’i oranında artma ve eksiltme olması hallerinde takdir işlemlerinin yapıldığı bütçe yılını takip eden yılın ocak ve şubat aylarında,
vergi değerleri esas alınarak yıllık Emlak Vergisi tarh edilmektedir.
Yapılan tarh ve tahakkuku izleyen yıllarda tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan bina ve arazi vergileri, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılmaktadır.
Emlak Vergisi Yasası’nın 30’uncu maddesi uyarınca söz konusu verginin birinci taksiti mart, nisan ve mayıs aylarında, ikinci taksiti ise kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödenmektedir.
Maliye Bakanlığı kendisine verilen yetki uyarınca ödeme aylarını, bölgelerin özelliklerine göre değiştirebilmektedir. 
Mevcut yasal düzenlemeler uyarınca veya diğer kamu düzenine yönelik mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina, arsa ve arazinin vergisi, kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunmaktadır.
Yanan, yıkılan, tamamen kullanılmaz hale gelen veya vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan binalardan dolayı mükellefiyet bu olayların vuku bulduğu tarihi izleyen taksitten sonra sona ermektedir.
Buna ek olarak "oturulması ve kullanılması" yasaların verdiği yetkiye dayanılarak yasak edilen binaların vergileri, mükelleflerce durumun ilgili vergi dairesine bildirilmesi veya vergi dairesince bu durumun re’sen tespit edilmesi üzerine, olayın vukua geldiği tarihlerden sonra gelen taksitlerden itibaren, söz konusu hallerin devam ettiği sürece alınmamaktadır.
Emlak Vergisi uygulaması açısından "vergi değeri" mükellefiyetin başlangıç yılını izleyen yıldan itibaren her yıl, bir önceki yıl vergi değerinin Vergi Usul Yasası hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle tespit edilmekte ve tahsil edilmektedir.
2006-2009 yılları için belirlenmiş bulunan arsa ve arazi asgari ölçüde birim değerleri 2009 yılında 2010-2013 yılları için yeniden belirlenmektedir. Bu bağlamda arsa takdirleri; arsalar ve arsa sayılan parsellenmemiş araziler için 2010 yılına ait emlak vergi değeri ilgili belediyelerce, takdir komisyonları tarafından her mahalle ve arsa sayılan parsellenmemiş araziyi sınırları içinde bulunduran her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler itibariyle takdir olunan birim değerlere göre hesaplanacaktır. Turistik bölgelerde, valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parsellere ait 2010 yılı Emlak Vergisi değerinin hesabı bu esaslara göre yapılacaktır. Araziler için 2010 yılına ait Emlak Vergisi değeri ilgili belediyeler tarafından takdir komisyonları tarafından her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban ve sulak) olmaları dikkate alınarak takdir edilecektir.
Maliye Bakanlığı’nca yapılan açıklamalar çerçevesinde 2010 yılında dikkate alınması gereken arsa ve arazilerin asgari ölçüde birim değerleri 17 Ağustos 2009 tarihinde belli olacaktır. Bu değerlere yetkili kuruluşların itiraz hakkı bulunmaktadır.

Veysi Seviğ

22.05.2009

CEVAP VER