KEY mağdurlarına yol haritası

0
285

KEY ödemeleri sancılı başladı. Bir çok kişinin KEY kesintileri ya hiç görünmüyor, ya da beklenenden daha az. Bu da hak sahipleri arasında serzenişlere neden oluyor. KEY’de ismi olmayan veya eksik yatanların en çok merak ettiği konu, itirazın nasıl ve nerelere yapılması gerektiğinde?

Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Kanunun 5. maddesinde; “Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketine iletilen listelerde isimleri yer almadığı halde, konut edindirme yardımına müstahak olduğunu ileri sürenlerin, ilanın yapıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde mülga 3320 sayılı Kanuna göre konut edindirme yardımı hesaplarını tahakkuk ettirmek ve ilgili bankaya devretmekle yükümlü olan kurum ve kuruluşlara başvurmaları halinde, adlarına daha önce konut edindirme yardımı yapıldığı hususunun her zaman düzenlenmesi mümkün olmayan nitelikteki belgelerle kanıtlanması veya bu durumun ilgili kurumların kayıtları ile anlaşılması kaydıyla, konut edindirme yardımı tutarları ilgili kurum veya kuruluşlarca hesaplanarak ilgililerin başvurusunu izleyen 2 aylık süre içinde 3 üncü maddenin birinci fıkrasında belirtilen formatta ve şekilde Bankaya bildirilir. Bu fıkraya göre hak sahibi olduğu tespit edilenlere yapılacak ödemelerde 3 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine ilişkin hükümler uygulanır. Bu fıkrada belirtilen başvuru süresi geçirildikten sonra yapılan talepler ilgili kurum ve kuruluşlarca dikkate alınmaz.” hükmü getirilmiştir.

 

T.C. Kimlik No ile yapılan sorgulama sonucunda listede isimleri yer almaması Sosyal Güvenlik No ile yapılan sorgulamada T.C. Kimlik No’nun bulunmaması yada Konut Edindirme Yardımı hak sahibi olduğunun ve ödeme miktarının doğru olmadığının ileri sürülmesi halinde üç ay içinde öncelikle çalışmış oldukları işyeri/kurumlara, bu kurumlardan sonuç alınamaması durumunda ise Sosyal Güvenlik kurumlarına belgeyle müracaat etmeleri gerekmektedir. 5664 sayılı Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Kanun gereğince, listelerde isimleri olmayan veya ismi olduğu halde rakamı az çıkan hak sahipleri ile bunların mirasçılarının, 27 Temmuz 2008 ile 27 Ekim 2008 tarihleri arasında itiraz edebilecekler.

 

KEY’de ismi olmayan veya eksik yatanlar öncelikle 3 aylık bir süre içinde 1 Ocak 1987 tarihi ile 31 Aralık 1995’e kadar görev yaptığı kurum ve kuruluşlara ayrı ayrı başvurarak adlarına yapılan KEY ödeme belgelerini temin etmeli ve bilahare 3 aylık süreyi kaçırmadan itiraz etmelidir. Resmi Gazete’de ilan tarihinden itibaren beş yıl içinde talep edilmeyen KEY’ler Hazine’ye kalacak.

 

 

 
 
 
 

SSK Ve Bağ-Kur Prim Affından Yararlananların

 

Taksitlendirme Hakkının Kaybedilmesi

 

Bilindiği üzere, SSK ve Bağ-Kur borçlarına ödeme kolaylığı getirilmiştir. 5763 sayılı Kanunla getirilen hükümlerden yararlanmak suretiyle SSK ve Bağ-Kur prim borçlarını yapılandırma ve ödeme kolaylığından yararlananların bu yükümlülüklerini aksatmaları halinde yapılandırmaları bozulabilecektir.

Sigortalı ve hak sahiplerinin borç türü bazında taksitlendirilmiş borçlarıyla ilgili ödeme yükümlülüklerini bir takvim yılında;
– Üç defadan fazla yerine getirmemeleri,
– Üç defadan fazla eksik yerine getirmeleri,
halinde taksitlendirme hakları sona erecektir.
 

Taksitlerini aksatanlar fazla ödeyecek

 

Diğer taraftan, bir takvim yılında üç defaya kadar ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarını en geç son taksiti izleyen ayın sonuna kadar gecikilen her ay için Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait Yeni Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faiz oranına 1 puan eklenmek suretiyle bulunacak faiz oranının, bileşik bazda uygulanması sonucunda hesaplanacak faiz miktarı ile birlikte ödememeleri halinde, taksitlendirme haklarını kaybedecek ve taksitlendirme öncesi duruma dönülerek ödedikleri taksit tutarları sosyal güvenlik mevzuatının ilgili hükümlerine göre borçlarına mahsup edilecektir.

Örnek 1- Sigortalı, prim borçlarını 7 taksit halinde ödemeyi tercih etmiş olup ödemeleri aşağıda belirtilmiştir.

Dönemi

 

Taksit Tutarı

 

Ödeme Tutarı

 

Haziran/2008

 

200

 

200

 

Temmuz/2008

 

200

 

 

Ağustos/2008

 

200

 

 

Eylül/2008

 

200

 

 

Ekim/2008

 

200

 

100

 

Kasım/2008

 

200

 

200

 

Aralık/2008

 

200

 

200

 

Sigortalı Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarına ait taksitlerini ödememiş,  Ekim ayına ait taksit tutarını ise eksik ödemiştir. Bu durumda, bir takvim yılında üçten fazla ödememe ve eksik ödeme hali gerçekleştiğinden sigortalının taksitlendirme hakkı sona erecektir.

 
 

******************

 

Vergi Kaçakçısını İhbar Edene Yüzde 10 İkramiye

 

İhbar: Sözlük anlamı olarak haber verme, bildirme bildirim anlamına gelmektedir.  Suçlu olduğu varsayılan bir kişiyi (gerçek veya tüzel) veya adli ya da idari bir cezayı gerektiren hukuka aykırı bir eylem veya olayı yetkili makamlara bildirme, haber verme anlamındadır. 

 

1931 yılında çıkartılan ve halen yürürlükte 1905 Sayılı "Menkul ve Gayrimenkul Emval ile Bunların İntifa Haklarının ve Daimi Vergilerin Mektumlarını Haber Verenlere Verilecek İkramiye Hakkında Kanun" İhbar ve ihbar ikramiyesi sistemini belirlemektedir.

 

 

İlgili kanun ile, mevcut vergi kayıp ve kaçağının vergi idaresine haber verilmesi ve sonucunda kesinleşecek vergi ve cezalara uygulanacak belirli nis­petlerde ikramiye verilmesi öngörülerek, vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi amaçlanmıştır.

 

 

Vergi kayıp ve kaçaklarının bulunduğunu belirten İhbar dilekçelerinin işleme konulmadan (Vergi incelemesine tabi tutulmadan) önce, muhbirin ve iddiaların gerçekliği yönünden tetkiki gerekmektedir. Aksi halde büyük bir işgücü ve zaman kaybına neden olunmaktadır.

 

 

İhbar, suçun kişiler ya da kamu görevlilerince yetkili makamlara duyurulmasıdır. İhbar yazılı bir şekilde yapılır. Eğer sözlü olarak yapılmışsa bu bir tutanağa geçirilir. İhbar konusu suçu yetkili makamlara bildiren muhbir, dilekçesinde suç olduğunu iddia ettiği olayı delilleriyle ve somut bir biçim­de ortaya koymak zorundadır.

 

 

İhbar dilekçelerinin değerlendirilmesi ve işleme konulması ile ilgili  3071 Saydı "Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Ka­nun" ve 1992/9 Sayılı Başbakanlık Genelgesi yürürlüktedir. Buna göre, bel­li bir konuyu ihtiva etmeyen, yargı mercilerinin görevine giren konularla il­gili olan veya dilekçe sahibinin adı soyadı, adresi ve imzası bulunmayan ve­ya yanıltıcı isim ve adres bulunan dilekçeler incelenmez ve işleme konul­maz. Ancak, bu tarzda yapılan ihbar veya şikayet konusu dilekçelere, inan­dırıcı mahiyette olayla ilgili yeterli bilgi ve belgeler eklenmiş ise herhangi bir işlem yapıp yapmama Bakanlık yetkililerinin takdirine bırakılmıştır.

 

 

İdare ve Vergi İnceleme Elemanları ilgili Başbakanlık Genelgesi uyarınca muhbir veya şikayetçilerin isimlerini kesinlikle gizli tutarlar ve hiçbir şekilde açıklamazlar.

 

 

Muhbirin ihbar dilekçesinde belirtti­ği konular somut delillere dayanmalı ve inceleme elemanı ihbar dilekçesin­deki bilgiler sayesinde vergi tarhiyatı istemelidir. Aksi durumda, vergi kaçırıldığının hiçbir dayanağı olmadan id­dia edilmesi muhbire ikramiye ödenmez.

 

 

1905 Sayılı Kanununda Vergi kayıp ve kaçağını Vergi idaresine haber verenlere, tahakkuk edecek vergi ve bu vergiye bağlı ola­rak kesilen cezalar toplamı üzerinden % 10 nispetinde ikramiye ödene­ceği belirtilmiştir.

 

 

Muhbirin ihbarı sonucu elde ettiği ikramiyenin, gelir vergisi­nin konusuna girmediği görülmekte­dir.

 

 

Gelir vergisinin konusuna girmeyen ihbar ikramiyesi ivazsız bir intikal ola­rak değerlendirildiği için veraset ve in­tikal vergisinin konusuna girmekte ve bu kanun hükümleri uyarınca vergi­lendirilmektedir.

 

 

**********************

 

 

****

Bağ-Kur emekliliği için 9000 gün prim şart

 

Cumhuriyet gazetesindeki yazılarınızı okuyorum. Benimde size bir sorum olacak. Şöyle ki 1979 yılında SSK’lı olarak işe başladım. Ancak 1995 yılında bir limited şirkete ortak olmam nedeni ile Bağ-Kur’ a geçtim. SSK hizmetlerimi de Bağ-Kur’a aktardım. Halen Bağ-Kur primlerimi ödemekteyim. Sorum şu: bugüne kadar gerek SSK ve gerekse Bağ-Kur’a yatırdığım prim günü toplamım 6,800 işgününü geçmiş ve 50 yaşımı doldurmuş olmama rağmen neden emekli olamıyorum? A.Aydın Öztekin

 
 
Sayın Öztekin;
Bağ-Kur Kanunu gereğince, Bağ-Kur’dan emekli olabilmeniz için 9000 gün sayısını doldurmanız gerekmektedir.

Eksik günlerinizi askerlik borçlanması yatırmak ve kalan sürenin de primlerini ödemek suretiyle 9000 günü tamamlayarak Bağ-Kur’dan emekli olabileceğiniz gibi, şirket ortaklığınızı ve Bağ-Kur kaydını kapatıp 3,5 yıl SSK’lı çalıştıktan sonra SSK’dan da emekli olabilirsiniz.

 
*********************
 

Memurun yaş büyütme kararı

 

Askere gitmeden önce askere erken gideyim diye doğum tarihimi 02.02.1963 den 02.02.1962 olarak mahkeme kararı ile düzeltim. Mahkeme kararı nüfus müdürlüğüne göndermediğinden askere asıl doğum tarihimle yani 02.02.1963 gittim. Askerden geldikten sonra 31.12.1986 tarihinde devlet memuru olarak işe başladım Emekli sandığı numaramda 63…… olarak verildi. İki yıl sonra evlilik işlemleri için nüfusa gittiğimde doğum tarihim 02.02.1962 olarak düzeltildiğini gördüm. Niye geç düzetildiğini sorduğumda mahkeme kararının 6 ay önce nüfusa geldiğini söylediler. 20 ay askerlik yaptım ve bu süreyi emekli sandığına borçlanarak ödedim. Şimdi ben şunu merek ediyorum emekli olurken 02.02.1963 doğum tarihi ile mi yoksa 02.02.1962 doğum tarihi ile emekli olacağım. ADNAN OBA

 
Sayın Oba,

5434 sayılı Kanunun 105. Maddesine göre; 5434 sy. Uygulanmasında, emeklilik hakkı tanınan bir vazifeye ilk defa tayin sırasında kurumlara gösterilen nüfus hüviyet cüzdanlarında yazılı doğum tarihleri, eğer 18 yaşını tamamladıktan sonra yaş düzeltilmesi yapılmış ise 18 yaşının doldurulması tarihindeki doğum tarihleri esas tutulur.

Nüfus hüviyet cüzdanlarındaki doğum tarihleri ile nüfus kayıtlarındaki doğum tarihleri arasında fark varsa, nüfus kayıtlarındaki tarih ve birden fazla nüfus kaydı bulunanların bu kayıtları arasında fark varsa, tarihi eski olan kayıt; sonraki kayıt idare veya kaza mercilerinden verilmiş bir karar ile yapılmış veya düzeltilmiş ise, kararlar nüfus kayıtlarına henüz geçirilmemiş olsa bile iştirakçiler için bu karar 18 yaşın doldurulmasından evvel alınmış olmak şartiyle bu kayıt esas olur.

Ancak, doğum tarihlerinde, iştirakçiler için 18 yaşın doldurulmasından sonra, yapılan düzeltmeler, nazara alınmaz.

Doğum tarihlerinde ay gösterilmemiş ise, o yılın Temmuz ayının birinci günü, ay yazılı gün gösterilmemiş ise, o ayın birinci günü, doğum günü sayılır.

YAŞAMDA MALİ ÇÖZÜM

( 23 AĞUSTOS 2008 )

 

Yahya ARIKAN

malicozum@ismmmo.org.t

 

 

 

CEVAP VER