Kıymeti Düşen Malların Değerlemesi

0
246

 

Kıymeti Düşen Malların Değerlemesi

Daha önce de belirtildiği gibi, VUK’nun 274. maddesi malların piyasa değerinde % 10 ve daha fazla bir düşme meydana gel­diğinde emsal bedeli ile değerleneceğini açıklamıştır.

VUK’nun 278. maddesi ise, fiziki yapılarında meydana gelen değişme ile iktisadi kıymetlerinde önemli bir azalış olan malların ne şekilde değerleneceğini ele almıştır.

Bu madde hükmüne göre, yangın, deprem ve su basması gibi afetler yüzünden veya bozlumak, çürümek, kırılmak, çatlamak, pas­lanmak gibi haller neticesinde bir malın iktisadi kıymetinde önemli bir azalış ortaya çıkmış ise bu gibi mallar emsal bedeli ile değerlenir. Ayrıca, maliyetlerinin hesaplanması alışılagelmiş olmayan hurdalar, döküntüler, üstülüp, deşe ve ıskartalar da emsal bedeli ile değer­lenir.

Kanun maddesinin ifadesindeki "önemli bir azalış", iktisadi kıy­metlerin piyasa değerini ve kullanılma özelliklerini normalin üzerinde kaybetmeleri anlamındadır. Normal ölçüdeki kayıplar fire olarak ka­bul edilip, envanterde doğrudan doğruya yer almazlar ve böylece satılan malın maliyetini etkilemiş olurlar.

Kanunda kıymet azalmasının geçerli sebepleri belirtilmiş ve bun­lar gibi ifadesi ilave edilmiştir. Bu durumda, kanunda belirtilen sebe­plere benzer olarak malın lekelenmesi, solması, modası geçmesi gibi sebeplerin de kıymet azalmasında geçerli sebepler olarak kabullene­ceği açıktır.

Kıymeti düşen mallar VUK’nun 267. maddesinde belirtilen sıra dahilinde emsal bedeli ile değerlendirilecektir. Ancak; ikinci sıra olan maliyet bedeli esasının uygulanması mümkün olamayacağından bu gibi malların emsal bedeli ortalama satış fiyatı veya takdir esasına göre tesbit edilecektir.

Kıymeti düşen malların emsal bedelinin tesbitinde ortalama satış fiyatı esasının uygulanabilmesi için işletmenin değerlemesini yapa­cağı maldan en az % 25 oranında satış miktarını gerçekleştirmiş ol­ması gerekmektedir. Bu sebeple, ortalama satış fiyatı esasının uygu­lanması da ancak işletmede üretilen, daha önce ortaya çıkan de­vamlı satış konusu olan hurdalar, döküntüler, üstüpü, deşe ve ıskar­talar için sözkonusu olmaktadır. Buna karşılık, tabii afetler, bozulma, çürüme, kırılma ve çatlama gibi sık rastlanmayan sebeplerle kıymeti düşen mallar genellikle en az satış
miktarının bulunması nedeniyle takdir esası ile değerlenmek zorundadır.

Takdir esasına göre değerleme ise, mükellefin müracaatı üzerine takdir komisyonu tarafından yapılmaktadır. Takdir komisyonu tarafın­dan emsal bedelinin tesbitindenn sonra maliyet bedeli ile emsal be­deli arasındaki değer kaybı sonuç hesaplarına aktarılabilir. Üretim safhasında ortaya çıkan hurda, döküntü, üstüpü, deşe ve ıskarta gi­bi artıkların emsal bedeli üzerinden imalattan çıkarılması, böylece bu gibi kıymetlerin değer kayıplarının üretimin maliyeti içinde kalması sağlanır.

İşletmede meydana gelen tabii afetler neticesinde değeri düşen malların emsal bedeli ile değerlenerek uğranılan zararın gider kayde­dilebilmesi için öncelikle vukubulan olayın kanıtları ortadan kalkma­dan mahkeme, ittaiye ve benzeri ilgili makamlara olayın tespit ettiril­mesi gerekmektedir. Tespit belgesi ile barebar, olayın olduğu hesap dönemi içinde, bağlı bulunan vergi dairesine müracaat edilerek kıy­meti düşen mallar için emsal bedelinin takdiri istenir.

Her ne kadar, VUK’nun 74. maddesinde takdir komisyonunun görevleri açıklanırken, "takdir komisyonu, bu görevlerini yaparken takdir sebepleri bulunup bulunmadığını incelemez. Yalnız hatalı gör­düğü muamelelerde ilgili vergi dairesini yazı ile ikaz etmeye mecbur­dur." paragrafı yer alarak takdir komisyonunun tesbit belgesini ara­maya hakkı olmadığı belirtilmiş ise de uygulamada takdir komisyonu tespit belgesi olmadan emsal değeri takdiri yapmamaktadır.

Danıştay kararlarında da, hasasa uğrayan maddelerin emsal bedeli ile değerlenebilmesi için takdir komisyonunca takdir yapıl­ması, hasar zabıtlarının hasarın meydana geldiği sırada tarafsız ve resmi srfatı haiz şahısların huzurunda tesbiti, ayrıca hasarın meydana geldiğinin geçerli delillerle ispatı gerektiği belirtilmiştir.

Çürümek, kınlmak, çatlamak, paslanmak gibi haller neticesinde kıymeti düşen malların değer kayıplarının gidere kaydedilebilmesi için takdir komisyonunun takdir kararı yeterlidir. Bu gibi mamullerin emsal bedelinin mükellef tarafından takdiri hatalıdır. Danıştay muhtelif kararlarında bu gibi malların emsal bedellerirıin takdir komisyonu tarafından takdir edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Çürüme, kırılma, çatlama ve paslanma gibi olayları ayrıca resmi makamlara tespit ettirme gereği yoktur.

Kıymeti düşen mallar daha önce belirtildiği gibi "Değeri Düşük Mallar" hesabında normal stoklardan maliyet değeri üzerinden çıkarı­larak gösterilir. Bunların maliyet değerleri ile emsal bedelleri arasın­daki değer kaybını ifade eden fark Karşılık Giderleri ana hesabında "Mal Değer Düşüklüğü" alt gider hesabının borcuna, "Stok Değer Düşüklüğü Karşılığı" pasif hesabının alacağına kaydedilir.

_________________ / _______________

157 DİĞER STOKLAR 80.000
157.01 Değeri Düşük Mallar 80.000
153 TİCARİ MALLAR 80.000
153.04 Deri takım 80.000
Değeri düşük malın kaydı

_________________ / _______________
654 KARŞILIK GİDERLERİ 41.000

654.01 Mal değer düşüklüğü 41.000

158 STOK DEĞER DÜŞÜKLÜGÜ KARŞILIĞI 41.000

158.01 Deri Takım 41.000

Mal değer düşüklüğü karşılığının

gidere kaydı

_________________ / _______________

Emsal bedelirıin uygulanma şekli daha önce değerleme ölçüle­rinde belirtildiğinden tekrar burada bahsedilmemiştir.

İşletme, bu şekilde % 10 ve daha fazla bir değer düşmesi şartını gerçekleştiren mallarını piyasa satış fiyatı üzerinde bilançosunda gösterebilir.

Piyasa değeri düşen bu gibi mallar maliyet değerleri üzerinden değeri düşük mallar olarak muhasebeleştirilir. Değeri düşük malların maliyet değerleri ile piyasa değerlerini yansıtan emsal bedelleri ara­sındaki fark bir karşılık hesabı ile gidere aktarılır:

Stokların değerlenmesinde kabul edilen diğer bir ölçü olan emsal bedelinin uygulanması VUK’nun 267. maddesinde açıklanmıştır. Değerleme gününde piyasa fıyatı maliyet bedeline nazaran % 10 ve daha fazla düşen bir malın emsal bedeli ölçüsüne göre değerlenebi­leceği belirtilmiştir. Ancak, bu durumda emsal bedeli ölçüsünün uy­gulanmasında ikinci sıra olan maliyet bedeli esasının uygulanamaya­cağı açıktır.

Üretim sırasında ortaya çıkan hurda, döküntü, üstüpü, deşe ve ıskartalarla ilgili muhasebe kayıtları aşağıdaki gibi olur :

_________________ / _______________

157 DİĞER STOKLAR 36.000
157.02 Hurda ve Döküntüler 36.000
150 İLK MADDE VE MALZEMELER 36.000
150.03 8 mm Saç 36.000
Üretimde ortaya çıkan artık malzemenin
kaydı

_________________ / _______________

Hurda ve döküntüler hesabı bir bilanço hesabı olup daha önce belirtildiği gibi emsal bedeli üzerinden borçlandırılarak Diğer stoklar içinde aktifleştirilir. Maliyet hesapları üretim hesabına henüz devredil­memiş ise Hammadde ve Malzemeler hesabı, eğer devredilmiş ise 151. Yarı Mamuller-Üretim hesabı alacaklandırılır.

Üretim safhası sonunda ortaya çıkan kusurlu mamullerin de em­sal bedelleri üzerinden değerlendirilerek üretim veya mamul stokları hesabından düşülmeleri ve kusurlu mamuller hesabı ile diğer stoklar içinde aktifleşmesi gerekir.

_________________ / _______________

157 DİĞER STOKLAR 52.000
157.03 Kusurlu Mamuller 52.000
151 YARIMAMULLER – ÜRETİM 52.000
Kusurlu İmalatın kaydı.
_________________ / _______________

CEVAP VER