Koyun ve kazın tüyü ya da derisi

0
217

BUNDAN 11 yıl kadar önce, bir vergi incelemesi sonucu Sabah Gazetesi’ne çok yüksek tutarda KDV ve bunun üç katı kaçakçılık cezası gelmişti.

Gazeteyi çok zor durumda bırakan vergi ve cezalarla ilgili “Ne yapılabilir?” diye araştırılırken, gazetenin sahibi Dinç Bilgin bana da sormuştu:

– Hocam sizce durumumuz ne, bize neyi önerirsiniz?

– Efendim, olayın çözümü çok basit. Ortada ciddi bir hata var. Maliye Bakanlığı’na konuyu açıklayan bir dilekçe yazıp başvurursanız, toplam tutarın dörtte üçünü oluşturan kaçakçılık cezasının tamamı düzeltme yoluyla kaldırılır. Kalan dörtte biri için de vergi mahkemesine dava açarsınız. Delillerinizi sunduğunuzda büyük bir ihtimalle o da kalkar.

– Gerçekten bu kadar basit mi?

– Evet… Bu kadar basit. Maliye Bakanlığı dilekçenizi inceler. Ortada çok net bir hata varsa, düzeltilir. Sizin bu olayınızda kesinlikle büyük bir hata var.

NE OLDU

İki sayfayı aşmayan bir dilekçe ile Maliye Bakanlığı’na başvuruldu. Dönemin Gelirler Genel Müdürü, dilekçeyi dikkatle okuyup, ekindeki belgeyi inceledi. Ardından;

– Evet, burada ciddi bir hata yapılmış. Rahat olun, kanunlar neyi öngörüyorsa, bizim için esas olan odur. Siz bir çay daha içerken, arkadaşlar yazıyı 15-20 dakika içinde hazırlarlar dedi.

20 dakika sonra yazı hazırlanmış olarak, Genel Müdür’ün önüne geldi. Kaçakçılık cezasının da tamamı, düzeltme yoluyla sıfırlanmış oldu.

Bir kez daha belirteyim, olayda Sabah Gazetesi yüzde 100 haklıydı. İnceleme elemanı yanlış bir uygulama yapmıştı ama Maliye Bakanlığı, hatayı bir dakika bile tereddüt etmeden düzeltmişti.

Vergi mahkemesinde de kalan kısmın tamamı kaldırılmıştı.

KOYUN VE KAZ

Dün Sevgili Hıncal Uluç’un “Tebessüm” köşesinde güzel bir fıkra vardı.

Aynen aktarıyorum.

“Eski Roma’da eyalet valilerinden biri, Kayser Tiberius’a vergilerin artırılmasını teklif edince, şu cevabı almış;

– İyi bir çoban, koyunlarının yününü kırpar ama derisini yüzmez.”

Fıkradakine benzer bir de söz var.

Jean Baptiste Colbert diyor ki; “Vergileme sanatı, kazı bağırtmadan ondan mümkün olduğu kadar fazla tüy almaktır.”

Fıkranın da sözün de ortak noktası; vergi mükellefi önemlidir. Onu öldürmeden ya da derisini yüzmeden, kurallar çerçevesinde ondan mümkün olduğu kadar fazla vergi tahsil edilmeli.

BİR BAŞKA ÖRNEK

Dün ayrıntılı olarak yazdım.

Ortada ciddi bir vergi hatası ve bu hatalı işleme dayanılarak istenen yüksek tutarda vergi ve ceza var.

* KDV Kanunu diyor ki: Hisse senedinin elden çıkartılması, KDV’den müstesna.

* İnceleme elemanı diyor ki: İlmühaber, hisse senedi yerine GEÇMEZ.

* Maliye Bakanlığı diyor ki: İlmühaber, hisse senedi yerine GEÇER.

* Türk Ticaret Kanunu diyor ki: İlmühaber, hisse senedi yerine GEÇER.

Maliye Bakanlığı 232 No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile açıklama yapmış. Ticaret Kanunu’nun 411. maddesinde de ilmühaberlerin, hisse senedinin yerini alacağı belirtilmiş.

Görüldüğü gibi, ortada yasa maddeleri ve tebliğ var. Bunları yok kabul ederek aksine yorum yoluyla, vergi ve ceza alınması, vergilendirme hatasıdır (VUK Md. 118/3).

Ortada, ciddi bir hata varsa bunun düzeltilmesi yasa hükmü.

Kuşkusuz ortada büyük vergi kayıplarının olduğu durumlarda, bunun cezalandırılması gerektiği de yasa hükmü.

Esas olan, yasaları doğru, adil ve eşit olarak uygulamak.

Tıpkı iyi bir çobanın, koyunun yününü kırpıp derisini yüzmeyeceği ya da kazı bağırtmadan ondan mümkün olduğu kadar fazla tüy alınacağı gibi… 

 

CEVAP VER