Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği Taslağı

0
194

Mali suçlarla mücadele konusunda teorik olarak en önemli birimlerden birisi olan ancak pratikte dünyadaki uygulamaların aksine alması gereken yeri alamayan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) hazırladığı 6 sıra numaralı Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği Taslağı ile şüpheli işlem bildirim yükümlülüğüne ilişkin usul ve esasları belirlemiştir.

Bu taslağın temeli 11.10.2006 tarihli ve 5549 sayılı "Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun" ile bu kapsamda 1.4.2008 tarihinde yürürlüğe giren "Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik"dir. Sözkonusu yönetmelik çerçevesinde şüpheli işlem bildirimine ilişkin esaslar yer almış olup, şüpheli işlem tiplerinin belirlenmesi, formlarının düzenlenmesi, bildirimlerin elektronik ortam ve bilgi iletişim araçları kullanılarak yapılması zorunluluğu getirilmesi ve bildirimlerde elektronik imza kullanılmasına ilişkin düzenlemeler yapmak MASAK’a bırakılmıştır. Buna göre hazırlanan taslak ekinde yer alan düzenleme ile MASAK şüpheli işlem türlerini tek tek sıralamış, bunun sonucunda şüpheli işlem sayısı daha önce 20 iken şimdi 123 olmuştur. Bunlardan 45 tanesi bankacılık sektörüyle ilgilidir.

Sayın okurlar! Bundan sonra özellikle bankaya para yatırırken çok dikkatli olmanız gerekmektedir. Zira şüphe anlayışı kişiye göre değişen bir kavramdır. MASAK’a göre ise şüphe uyandıracak bazı işlemler şunlardır:

1. Akrabalık ilişkisi olmayan kişilerle ortak kasa kiralanması.

2. Birbirinden bağımsız hareket eden müşterilerin aynı adres ve benzeri iletişim bilgilerini vermesi,

3. Bu kişilerin aynı lehdarlara havale göndermesi.

4. Fazla miktarda nakitle veya sık kullanılmayan bir döviz ile ödeme yapılmak istenmesi.

5. Gayrimenkul satmak isteyen müşterinin kayıtlarda satış bedelini daha yüksek göstermesi.

6. Getirilen paraların özensiz ve acele bir şekilde paketlenmiş olması.

7. Herhangi bir araştırma yapmadan veya bulunduğu mahal ve koşulları itibariyle hesaplı olmayan ve büyük onarım masrafları gerektiren çok sayıda gayrimenkul alınması.

8. Hesaba yatırılan paraların parçalar halinde yurtdışına ve yurtiçine transfer edilmesi.

9. Hesap sahiplerinin, hesabına yatırılan veya bulunan para konusunda yeterli bilgi sahibi olmaması.

10. Müşteri tarafından getirilen paraların ufak kupürlü ve kirli olması, çeşitli maddeler içinde taşındığını gösterecek biçimde üzerinde lekeler bulunması ve kokular yayması.

11. Müşterilerin şüpheli işlem bildirimini engellemek amacıyla bazen çok yakın, bazen tehditkar tavır takınmaları.

12. Müşterinin ilk ödemeyi nakitle yaptıktan sonra kalan kısmı sıra dışı bir ödeme yöntemiyle yapması.

13. Müşterinin iş veya aile dışındaki üçüncü kişilere ev almak istemesi.

14. Müşterinin işlem yapmadan önce kimlik tespiti ve şüpheli işlem bildirim zorunluluğu limitlerine ilişkin bilgi almak istemesi ve bu yönde sorular sorması.

15. Müşterinin işlemle ilgili açıklama yapmakta zorlanması veya bilgi vermekten kaçınması.

16. Müşterinin makul bir gerekçesi olmadan yurtiçinde veya dışında yerleşik çok sayıda kişi adına hesap açmak istemesi veya sürekli olarak üçüncü şahıslar adına açılmış hesaplara nakit para yatırması veya çekmesi.

17. Müşterinin makul olmayan ve çoğunlukla zararla sonuçlanan dikkat çekici emirler vermesi.

18. Müşterinin nakit paranın taşınması sonucu oluşabilecek can güvenliği, hırsızlık ve suiistimal risklerini göz önünde bulundurmaksızın sık sık önemli meblağlarda para yatırması.

19. Müşterinin yatırımların risk ve maliyetini umursamaz görünmesi.

Örnekler verebildiğimiz şüpheli işlem listelerinin tamamı dikkate alındığında artık herkes olağan şüpheli haline gelmektedir. Son beş yıllık zaman dilimi dikkate alındığında şüpheli işlem bildirimlerinin yok denecek kadar az olmasına rağmen bundan sonra artacağı şüphesizdir. Ancak bildirimlerde ve sonrasındaki işlemlerde hukuka uygun davranılması gerektiği unutulmamalıdır.

CEVAP VER