Reformla kıdem tazminatı değişecek mi?

0
165

Okurumuz Asuman Akar diyor ki; 01.10.1987 yılından beri sigortalıyım. 20 yıllık hizmet akdimi tamamladım ve kıdem tazminatı almaya hak kazandım. Fakat işime devam ediyorum. 2008 yılında eylül ayında işten ayrılacağım. Yeni yasaya göre o zaman kıdem tazminatı alabilir miyim, yoksa sigortadan tazminatını alabilir yazısını şimdi mi almalıyım?

İşten ayrılan işçiler iş sözleşmelerini feshetmeleri halinde bazı durumlarda kıdem tazminatı almaya hak kazanırlar. Buna göre; işçinin bağlı bulunduğu kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme alması amacıyla iş sözleşmesinin feshedilmesi durumunda kıdem tazminatı ödenmektedir.

Yine emeklilik hakkı kazanmamakla birlikte, emeklilik için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılan ve buna ilişkin olarak SSK’dan belge getiren işçiler de kıdem tazminatı almaya hak kazanacaklardır.

Sosyal güvenlik reformunda kıdem tazminatını etkileyen bir durum söz konusu olmayıp, kıdem tazminatı hakkınız saklıdır.

Kapıcılara geçim indirimi yok!

İsminin açıklanmasını istemeyen bir okurumuz diyor ki; asgari ücretle kapıcılık yapıyorum. Asgari geçim indirimi aldığım ücretin içinde mi acaba? Asgari geçim indirimi biz kapıcılara ne gibi faydası olacak? Kapıcılar asgari geçim indirimiyle net ne kadar maaş alacak?

Kapıcıların ücretleri gelir vergisinden müstesna olduğu için, asgari geçim indirimi uygulamasından yararlanamayacaklardır. Diğer bir deyişle kapıcıların 01.01.2008-30.06.2008 dönenindeki net ücretleri 517,14.-YTL olup, herhangi bir vergi kesintisi yapılmamıştır. Oysa aynı dönemde evli olup, eşi çalışmayan ve 4 çocuklu bir işçinin eline geçen net tutar 513,49.-YTL’dir. Bu bağlamda, asgari geçim indirimi nedeniyle, kapıcıların işverenlerinden bir fark talep etmeleri de söz konusu olmayacaktır.

SSK’lının malulen emekliliği

Okurumuz B. Aydın bir yakınının şizofren olduğunu ve malulen emekli olup olamayacağını soruyor?

Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte, malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık ve arızalarının bulunduğu önceden veya sonradan tespit edilen sigortalılar bu hastalık veya arızaları nedeni ile malûllük sigortası yardımlarından yararlanamazlar. Sigortalı çalışmaların sadece Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi olması gerekmemekte, Bağ-Kur, Emekli sandığı ve diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçirilen sigortalılık süreleri de dikkate alınmaktadır.

Sigortalının, malullük aylığından yararlanabilmesi için çalışma gücünün 2/3’ünü yitirmesi, toplam olarak 1.800 gün veya en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olması şarttır.

Malulen emekli olabilmek için her şeyden önce Sağlık Bakanlığı hastanelerinden çalışamayacak durumda olduğunu gösteren sağlık kurulu raporu alınması şarttır.

Sigortalıların, maluliyet durumu iki şekilde tespit edilmektedir. Bunlardan birincisi sigortalının ilgili sigorta müdürlüğüne dilekçe vererek çalışamayacak durumda hasta olduğunu belirtmesi ve kendisinin Kurum tarafından sağlık kuruluna sevk edilmesiyle düzenlenecek sağlık kurulu raporuna göre çalışma gücünün 2/3’ünü yitirdiğinin tespitiyle malul sayılması halidir.

Maluliyet durumunun tespitinin ikinci yolu ise, sigortalının malulen emeklilik talebi olmamasına rağmen Hastanelerce tedavisi sonucu çalışabilir durumda olmadığının tespit edilmesidir. Maluliyeti bu ikinci şekilde tespit edilen sigortalıya malullük aylığı bağlanabilmesi için Kuruma dilekçe vermesi şarttır.

Kaynak:Star Gazetesi

CEVAP VER