Şerafettin Ninelerin Kabahati Var da Nasrettin Hocanın Hiç mi Yok?

0
235

80 bin kişinin ölen yakınlarının aylıklarını almaya devam ettiği haberi yazıldı gazetelerde. 80 bin kişi SGK’nın ifadesi ve sırf ölenler yerine aylık alanlar olarak bu rakamın doğru olduğunu kabul etmek pek kolay değil. Sırf ölenin aylığını değil ama, farklı kurumlardan alındığı için daha önce saptanmayan ve alınmaması gereken birden fazla aylıkları göz önüne aldığımızda 80 bin olmasa bile bu tür epeyce vukuatın olması hiç de akla uzak değil.

Bu olay bana bir fıkrayı anımsattı ister istemez.Hani, Nasrettin Hoca'nın evinde yaşanan hırsızlık olayından dolayı açtığı davada gece gizlice evine giren hırsızdan önce "Hoca efendi, giysilerini neden açığa koydun? Neden kapıyı kilitlemedin" diye kendini sorgulayan Kadı Efendi’ye sarf ettiği ünlü sözü vardır ya "Peki kadı efendi hırsızın hiç mi kabahati yok?" diye söylenen. İşte o aklıma geldi doğrudan, ölen annesinin yerine onun aylığını almaya devam eden Şerafettin Nine benzeri almaması gereken aylıkları alan 80 bin kişinin SGK’ca tespit edildiği haberini ilk okuduğumda.

Olaya bu açıdan bakınca hırsız-polis vakasının önemli yüzü görünmüyor zira. Oysa emekli aylıklarını veren kurum yakalıyorsa, “Aferin” demeden önce bir düşünelim. Bunu nasıl bulmuş! Yeni bir teknolojik icat mı olmuş da bulmuş? Hayır efendim, bilgisayar aracılığıyla bulmuş. Bu ülkede resmi kurumlarda yaklaşı
k iki on yıldır bilgisayar, 15 yıldır da internet kullanılıyor.
Yalnızca çalışanlar cephesinden baktığımızda bile kamu kurumlarındaki bilgisayarların genel olarak verimli kullanılmadığını önce Tasarrufu Teşvik hesaplarının tasfiyesinde gördük, ikinci olarak da KEY hesaplarının tasfiyesinde. Konuyla ilgisi olanlar bileceklerdir ki en basit bir Excel programında bile süzme aracılığıyla kocaman bir listeyi verilerin özelliklerine göre evirip çevirmek mümkündür. Elbette programcılar aracılığıyla gerektiğinde birleştirilebilecek veri tabanı üzerinde istenildiği şekilde veri çeşitlemesinin, kategorizasyonunun daha iyisi de yapılabilir.
“Yanlışın neresinden dönülürse dönülsün, kardır”, mantığıyla bakarsak bu bir bakış açısıdır, bir açıdan doğrudur. Ama kurumsallaşmış yapılar olaylara böyle tek yönlü bakmaz, bu gibi durumlarda önemli sorgulamalar yaparlar. “Bilgisayar ve programlama gibi önemli bir araç varken, kamu kurumları arasında veri alışverişi, Sağlık Bakanlığı teşkilatları, Mernis Projesine sahip Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün özellikle de Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve SSK arasındaki bilgi alışverişi ile haksız ve sebepsiz kazanca sahip olanlar kolayca saptanabilecek iken bu 80 bin kişinin tespitinin bugüne kalması sevinmeden öte sorgulanacak bir hususu işaret etmekte değil midir?” “Bu yapılan yıllar önce neden başarılmadı?” diye.
Kimse yeni bilgi üretmiş değil ve eğer yapılan hazır bilgilerin elektronik ortama aktarılması, birleştirilmesi, sorgulamalarla daha doğru kullanılması ise o halde “Un, yağ ve başında usta da vardı, hiçbiri sonradan gelmediyse bu helva neden bugüne kadar yapılmadı?” diye şapkalar öne konup düşünülmeli ve cevabı aranmalıdır. Zira Halep orada ise arşın SGK bünyesinde birleştirilen kurumlar başta olmak üzere ilgili kamu kurumlarındaydı.

 Umarım SGK kendi içinde bu yönde sorgulama ve muhasebesini yapıyor, yeni önlemler üzerinde duyarlılığını somutlaştırmaya çalışıyordur.

 

CEVAP VER