Sosyal Güvenlik Haftası

0
221

 İktisadî olarak güçlü bir ülke olmamızın lüzumu konusunu tartışmıyoruz. Toplum yapımızın kuvvetlenmesi gerekli. İş sağlığı ve güvenliğiyle sosyal güvenlik, kuvvetlenen yapının en temel harçlarından. İşte bu iki önemli alandaki bilinçlenmede birbirini izleyen birer haftalık süre içerisinde yapılan etkinlikler, seminer, konferans ve konserler, çok değerli faaliyetler.

Ülkemizde her yıl 4-10 Mayıs arasındaki bir hafta, İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası. Sosyal Güvenlik Haftası, bu yıl 11–17 Mayıs tarihleri arasında kutlanacak. Hafta kapsamında ilköğretim okulları arasında resim yarışmaları düzenlenecek; öğrencileri sosyal güvenlik konusunda bilgilendirici etkinlikler yapılacak. Yüksek oranda sigorta primi ödeyen ilk 10 müteşebbise şilt, şükran ve teşekkür plaketi verilecek. Hafta içerisinde esnaf odaları, resmi kurum ve kuruluşlarla özel sektör kuruluşlarına ziyaretlerde bulunulacak. Bilhassa "Sosyal Güvenlik Haftası" kapsamında gerçekleştirilecek etkinliklerde vatandaşlara, yasalardaki yenilikler ve reform anlatılacak.

İnsanların daha sağlıklı yaşamalarını sağlamak için Birleşmiş Milletler Teşkilatı, 7-13 Mayıs tarihleri arasını Sağlık ve Sosyal Güvenlik Haftası olarak kabul etmiştir. Bu hafta içinde sağlığın önemi ile ilgili konular insanlara anlatılmaktadır. Her yıl Birleşmiş Milletler, bir sağlık konusu seçerek bu hafta içinde üye ülkelerin bu konu üzerinde yoğunlaşmalarını sağlamaktadır. Ülkemizde sağlık güvencesi, artık tüm vatandaşımızı kapsamaktadır. Sağlıklı insan, mutlu ve zindeyken; sağlığı yerinde olmayan insan bu güzelliklere ulaşamamaktadır.

Toplumsal mutluluğumuz için "Sosyal Güvenlik Haftası", etkin bir şekilde kutlanmalıdır. Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri de bu hususta gayretlidirler. Bu anlamda SGK İstanbul İl Müdürü Mustafa KURUCA ve arkadaşları da bu gayretin içerisindedir. Kocaeli vb diğer illerimizden de bu yönde coşkulu etkinlik haberleri alınmaktadır.

Yıllık izin zamanı geldi

Nisan ayının gelmesiyle birlikte adım attımız yaz mevsimi ile birlikte, yıllık ücretli izinler de gündemimize girmeye başladı. Bu gündem;

-Yıllık izin süreleri, nasıl uygulanacak?

-Ücreti nasıl ödenecek?

-İzin süresinde rastlayan tatil günleri nasıl değerlendirilecek?

vb sorulardan oluşmaktadır.

Yıllık izinleri doğru kullanabildiğimizde çalışma hayatımızda başarılı olabiliyoruz. Verimli olabilmek için belli bir süre iş ortamından uzaklaşabilmek gerek.

Yıllık ücretli izine hak kazanmanın öncelikli şartı; sigortalının işe girişinin tescil edildiği tarihten itibaren 1 yıllık kıdeminin bulunması gerekiyor. Bir yıllık süre dolmadan iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde yıllık ücretli izin ile ilgili bir talep söz konusu olmayacaktır.

Yıllık Ücretli İzin Süreleri, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 53. maddesinde düzenlenmiştir:

a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört gün,

b) Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi gün,

c) Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı gün,

Yine aynı maddenin devamında, "onsekiz (on sekiz dahil) ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz" denilmektedir. Elli ve daha yukarı bir yaşta olup kıdem süresi bir yıldan beş yıla kadar olan işçiler on dört gün değil de yirmi gün izin kullanabileceklerdir.

Yıllık ücretli izin uygulamasında işçi izinde iken bu izin süresinde rastlayan hafta, ulusal bayram ve genel tatil günleri, yıllık ücretli izin süresine eklenerek kullandırılır.

Yıllık ücretli izin süresinin bölünerek kullandırılmasında yoğun hatalar yapılmaktadır. İzin süresinin bölünmesi tarafların rızası ile mümkün olabilecektir. Yıllık ücretli izin süresinin uygulanması başlığı altında düzenlenen 56. maddede ifade edildiği gibi izin süresi, bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere tarafların rızası ile en fazla üç (3)’e bölünerek kullandırılabilir. Uygulamada bu sınır aşılarak kullandırılmakta ve bu nedenle izin değerlendirmesinde bazı sorunlar çıkmaktadır.

Yıllık iznin işten çıkışa kadar kullandırılmayanlarının ücretlerinin işten çıkış tahakkuklarının yapıldığı ayda bordroya alınması ve sigorta primlerinin de bu ayda ödenmesi gerekmektedir. Bu şekilde ödenmeyen yıllık izin ücretlerinin işten çıkış tarihini izleyen 5 yıl içerisinde işverenden talep edilmesi mümkündür. Bu durum, yıllık izin ücretlerinin zamanaşımı süresi içerisinde doğrudan ya da dava yoluyla işverenden talep edilebileceğini göstermektedir.

Yıllık izin kullanımı, işyerinde işçilerin motivasyonunu, verimliliğini ve iş kazalarında korunmada vb dikkatli çalışmalarını sağlamada çok önemli bir unsurdur. Ve vazgeçilmez bir öneme sahiptir.

 

 

CEVAP VER