Ücret Garanti Fonundan Yararlanma Şartları Ve Usulü

0
504

I-GİRİŞ

4857 sayılı Kanunsa öncesi ücretin korunmasına ilişkin en belirgin özellik; işçinin ücretinin işverenin mal varlığından karşılanmasına yönelik düzenlemelerden oluşmasıdır. 4857 sayılı yasa ücretin korunması konusunda önemli değişik ve yenilikler getiren bir düzenleme olmuştur. Daha önce dağınık şekilde ve ücret alacağını işverenin mal varlığından değişik düzeylerdeki imtiyazlı alacak seklinde garanti altına almayı amaçlayan düzenlemelerine ek olarak devlet güvencesi getirmiştir. Söz konusu güvence ilk olarak 4857 sayılı Kanunun mülga 33.maddesinin 1. Fıkrasında “…Ücret Garanti Fonu oluşturulur…” şeklinde düzenlenmiştir. Ancak 4857 sayılı Kanundaki düzenleme 5763 sayılı Kanunun 38. maddesi ile ilga edilmiş ve fon ile ilgili düzenleme işsizlik sigortası ile ilişkilendirmek için 4447 sayılı Kanunun Ek-1. Maddesine aktarılmıştır.

Makalede; adından da anlaşılacağı üzere ücreti garanti altına alan Ücret Garanti Fon’un yasal dayanağı çerçevesinde ne olduğu, hangi durumlarda ve nasıl yararlanıldığı konuları izah edilecektir.

II- ÜCRET GARANTİ FONUNDAN YARARLANMA ŞARTLARI

Ücret Garanti Fon’un uygulamasından yararlanmak için gerek sigortalı gerekse işveren bazında bazı şartlar öngörülmüştür. Burada hemen belirtmek gerekirse; aşağıda gösterilen bütün şartların sigortalı ve işyeri açısından sağlanması gerekmektedir. Şartlardan birinin sağlanmaması halinde söz konusu fondan yararlanılamayacağı unutulmamalıdır. Buna göre;

2.1 İŞYERLERİ İLE İLGİLİ ŞARTLAR

Ücret garanti fonu kapsamında ücret ödenecek işyeri; Ödeme güçlüğüne düşmüş olmalıdır. Söz konusu durum Kanunda sayılmıştır. Buna göre işyeri; [1]

—İşverenin Konkordato İlan Etmesi: İşverenin borçluları ile imzalamış olduğu anlaşma sonucu borcunun belirli bir oranını belirlenen vadede ödemeyi kabul etmesi sonucunda alacaklılarının alacaklarının tamamını istemeden vazgeçmesi durumudur. Bu durum tüm alacaklıları bağladığından ücret alacakları için yasal takibe başlayan işçileri ve dolayısıyla da ücretlerini de kapsamaktadır. İşverenin konkordato imzalamış olması fona müracaatı sağlayan nedenlerden biridir.

—İşverenin Aciz Belgesi Alması: İflas belgesi icra ve iflas işlemleri sonucunda elde edilen gelirden tüm alacaklarını alamayan alacaklıların alamadıkları miktarı göstermek üzere kendilerine verilen bir belge olan aciz belgesi alan işverenin bu durumunu gösteren belge alması işçinin ücret alacağını almak üzere fona müracaatını sağlamaktadır.

—İşverenin iflas etmesi: Borçlarını ödemeyen ya da ödemekten vazgeçen borçlu hakkında yasal takip sonucunda mahkeme kararıyla tespit ve ilan edilmesi durumudur. İşçi işverenin iflas etmesi durumu fona müracaatı sağlayan bir diğer koşuldur.

—İflası istenen işverenin iflas erteleme başvurusunda bulunmuş olması: Ekonomik nedenlerden dolayı ödeme güçlüğüne düsen işverenin alacaklılar tarafından iflasının istenmesi durumunda, işverenin hazırlamış olduğu yeniden yapılanma ile şirketin durumunun düzeleceği yönündeki isteğinin mahkeme tarafından kabul edilmesi durumunda ücret alacağı olan işçi alamamış olduğu ücretini fondan almak üzere başvurabilmektedir. Bu durumda işçi ücret alacağının imtiyazlı alacak olması ve haciz yoluna gitme hakkı bulunmasına rağmen isini kaybetmemek amacıyla bu yönteme başvurabilir.

Bununla beraber; Alt işverenin ödeme güçlüğüne düşmesi durumunda, alt işverenin ücret alacaklıları önce asıl işverenden ücret alacaklarını talep etmeleri gerekmektedir. Asıl işverenin de ödeme güçlüğüne düşmesi halinde, alt işverenin sigortalısının “sigortalı ile ilgili şartları” sağlaması halinde ücret alacaklılarının Fondan yararlanmaları mümkün olacaktır.

2.2. SİGORTALILAR İLE İLGİLİ ŞARTLAR

Ücret garanti fonu kapsamında ücret ödenecek sigortalı şu şartları sağlaması gerekir. Buna göre sigortalı;

1- İşsizlik sigortasına tabi sigortalı olmalı; sigortalı işsizlik sigortasına tabi olmalıdır.  Söz konusu kapsam Sözleşme ile dahi bu kapsam genişletilemez. Sözleşme ile dahi bu kapsam genişletilemez.[2]

2- 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde çalışıyor olmalı; İşçinin işvereniyle ilişkisinin 4857 sayılı Kanunun 4. Maddesinde belirtilen istisnai işlerden olmaması gerekir.  İş ilişkisinin suresi ve şekli fondan yararlanma açısından önemli değildir. İş ilişkisinin devam etmesi ya da sona ermiş olması da fondan yararlanma acısından önem taşımamaktadır.

3- İşverenin ödeme güçlüğüne düşmesinden önceki son bir yıl içinde aynı işyerinde çalışmış olmalı; İşçinin, işverenin ödeme güçlüğüne düşmesinden önceki son bir yıl içinde aynı işyerinde çalışmış olması, gerekmektedir. Ancak 1 yıllık süre ile ilgili aşağıdaki istisnalar bulunmaktadır[3].

1)    İş akdi devam edenlerin;

a)    Kanuni bir ödevin yerine getirilmesi,

b)    Muvazzaf askerlik hizmetinin yerine getirilmesi,

c)     Tutukluluk ve hükümlülükte geçen süreler,

ç)       Savaş, sıkıyönetim, olağanüstü hal gibi durumlar,

d)    Bir yıldan uzun süreli tedavi gerektiren hastalık,

nedenleriyle işverenin ödeme güçlüğüne düşmesinden önceki son bir yıl içerisinde işsizlik sigortası primi yatırılmamış olan ücret alacaklılarından, bunları belgelendirmeleri kaydıyla son bir yıl içerisinde çalışma şartı aranmaz.

2)  İş akdi sona erenler için; ödeme güçlüğüne düşen işveren ile işçi arasında ücretin ihtilaflı olması halinde, işçinin, iş mahkemelerinde alacak davası açtığı tarihten davanın sonuçlandığı tarihe kadar geçen süre Ücret Garanti Fonu Yönetmeliğinin 9. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen bir yıllık süreyi durduran süre olarak kabul edilecek olup, davanın açıldığı tarihten geriye dönük bir yıl içerisinde çalışma şartı aranacaktır.

Örnek; İşçinin iş akdi 01.01.2006 tarihinde fesh edilmiş ve işçi, 01.05.2006 tarihinde ücret alacak davası açmıştır. Dava sonucunda verilen karar 01.05.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Davanın açıldığı tarihten kesinleşme tarihine kadar geçen üç yıllık süre dikkate alınmayacaktır. İşçinin, davanın açıldığı 01.05.2006 tarihinden geriye dönük bir yıl içerisinde aynı işyerinde çalışmış olması şartı aranacak ve bu durumda işçi bu şartı yerine getirmiş olduğundan, ilgiliye ödeme yapılacaktır.

4- Son üç aylık ücretini alamamış olmalı; Sigortalının son üç aylık ücretini alamamış olması ve üç aylık ücretini alamadığını belgelemesi gerekmektedir. İşçinin işverenden ücret alacağı olduğunu yazılı olarak (özellikle son üç aya ait ücretini alamadığını) ispat etmesi gerekmektedir. İşçinin ücretini alamadığını ispat etmek üzere;

Yönetmeliğin ekinde bulunan işçi alacak belgesi,

—İşveren tarafından onaylanmış son üç aylık ücretini alamadığını gösterir bir belge ile belgelemesi gerekir.

II- ÜCRET GARANTİ FONUNDAN YARARLANMA USULÜ

         Başvuru; İşvereni ödeme güçlüğüne düşen işçi alamadığı 3 aylık ücretin Ücret Garanti Fonundan karşılanması için Fon’a başvurması gerekir. Başvurunun ne zaman yapılacağı konusunda yasal düzenlemelerde açık ve kesin süre yoktur. Ancak, işverenin ödeme aczine düştüğünü gösterir belgelerden birinin ediniminden itibaren başvurulabileceği açıktır.

Yararlanma süresi; İşverenin Ödeme Güçlüğüne Düşme Tarihi;

a)  İflas halinde, mahkemece verilen iflas kararı tarihi,

b)  İflasın ertelenmesi halinde, mahkemece verilen iflasın ertelenmesi kararı tarihi,

c)  Konkordato halinde, konkordato mühlet kararı tarihi,

d)  Aciz vesikası veya aciz vesikası hükmündeki haciz tutanağı alınması halinde ise bu belgelerin düzenlenme tarihi,

işverenin ödeme güçlüğüne düştüğü tarihi ifade eder.

Bu şekilde işverenin, konkordato ilan etmesi, işveren için aciz vesikası alınması, iflası veya iflasın ertelenmesi nedenleri ile işverenin ödeme güçlüğüne düştüğü hallerde geçerli olmak üzere, işçilerin iş ilişkisinden kaynaklanan “Üç Aylık” ödenmeyen ücret alacakları fondan karşılanır.

Bununla beraber; İşçi Alacak Belgesindeki ücret alacaklarının, işverenin ödeme güçlüğüne düştüğü tarihten geriye dönük 5 yıl içinde oluşması gerekmektedir.

Örnek: İşveren hakkında 30.06.2009 tarihinde iflas kararı verilmiş ve aynı tarihte işçinin iş akdi feshedilmiştir. İşçinin ücret alacaklarının ait olduğu dönemler ve gün sayıları ise aşağıdaki gibidir;

Mayıs     2004  (30 gün)

Haziran  2004  (30 gün)

Temmuz 2004  (30 gün)

Bu durumda ilgiliye sadece Temmuz 2004 ayına ait ödeme yapılacak; Mayıs 2004 ve Haziran 2004 aylarına ait ücret alacaklarının zamanaşımına girmesi nedeniyle bu aylara ilişkin ödeme yapılmayacaktır.

Yararlanılacak Miktar; Ücret garanti fonu kapsamında güvence altına alınan ücretler olarak sadece işçilerin iş ilişkisinden kaynaklanan ücret alacaklarını kapsadığından, kıdem, ihbar, kötü niyet tazminatı gibi alacaklar için bu çerçevede bir garantinin bulunmadığı belirtilmelidir.[4] Bununla beraber; İşçi Alacak Belgesinde belirtilen ücretin net ücret olması gerekmektedir. SGK kayıtlarında ilgili dönemde belirtilen brüt ücret İşçi Alacak Belgesindeki tutar ile karşılaştırılacaktır. İşçi Alacak Belgesindeki tutar büyük ise SGK kayıtlarına göre hesaplanan net tutar ödenecektir. Küçük ise İşçi Alacak Belgesindeki rakamın neti ödenecektir. Yapılacak ödemelerde 5510 sayılı Kanunun 82. maddesi uyarınca belirlenen günlük kazanç üst sınırını aşamaz.

III.SONUÇ

         4857 sayılı Kanunsa öncesi ücretin korunmasına ilişkin en belirgin özellik; işçinin ücretinin işverenin mal varlığından karşılanmasına yönelik düzenlemelerden oluşmasıdır. 4857 sayılı yasa ücretin korunması konusunda önemli değişik ve yenilikler getiren bir düzenleme olmuştur. Daha önce dağınık şekilde ve ücret alacağını işverenin mal varlığından değişik düzeylerdeki imtiyazlı alacak seklinde garanti altına almayı amaçlayan düzenlemelerine ek olarak devlet güvencesi getirmiştir.

Ersin UMDU / SGK Müfettişi



[1] İbrahim Görücü; “Türk Çalışma Mevzuatında Ücret Garanti Fonu ve Uygulamaları” Kamu İş; C:10, S:4, shf;92

[2] Müjdat Şakar, Ücret Garanti Fonu, 2008, Yaklaşım Dergisi, sayı;188

[3] Türkiye İş Kurumu, İş Kurumu Uygulama El Kitabı, 2010, 4.IV.2

[4] Müjdat Şakar, İş Kanunu Yorumu, Yaklaşım Yayıncılık,2009, s; 457

 


CEVAP VER