Vergi ödememek için 'aç-kapa' yapan şirket sahibine Maliye'den kötü haber

0
234

Bütçe gelirleri azalan Maliye, küçük büyük demeden bütün alacaklarını tahsil için harekete geçti. İflas veya kapanma sebebiyle tasfiye edilen işletmelerin sonradan ortaya çıkabilecek her türlü vergi borcu artık mahkemeye taşınmayacak. Şirketin geçmişe yönelik vergi borcu çıkması durumunda Maliye, alacağını o dönemdeki kanuni temsilcilerden tahsil edebilecek. Vergi borcundan kurtulmak için sürekli ‘aç-kapa’ yapan patronlar da bu sayede Gelir İdaresi Başkanlığı’na uğramak zorunda kalacak. Özellikle markası olmayan ve fason çalışan birçok firma, vergi ödememek için belli aralıklarla şirketlerini kapatıp başka isim altında faaliyet gösteriyor. Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Meclis süreci devam eden tasarı ile tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflerin, tasfiye öncesi ve tasfiye dönemlerine ilişkin olarak, kesilecek vergi cezaları dahil her türlü vergiden iki taraf sorumlu olacak.

 Müteselsilen sorumlu olmak üzere; vergi borcu tasfiye dönemi için tasfiye memurlarından herhangi biri adına, öncesi dönemleri içinse kanuni temsilcilerden biri adına yapılacak. Tasfiye memurlarının sorumluluğu ise tasfiye sonucu dağıtılan tutarla sınırlı olacak.

Mevcut düzenlemeye göre batan veya kapanan işletmelere ilişkin yapılan incelemelerde vergi borcu çıkması durumunda olayın mahkemeye intikal ettiğini aktaran üst düzey bir Maliye yetkilisi, "Ortaya çıkan borç mahkemeye intikal ettiğinde genellikle şirket battığı için mükellefler hakkında herhangi bir yaptırım ortaya çıkmıyordu. Mahkeme ‘firmanın ehliyeti yoktur’ kararı verdiği için de tahsilat için eski kanuni ortaklara yönelik bir yaptırım olmuyordu. Böyle olunca da biz dava açma gereği hissetmiyorduk. Şimdi ise muhatap, tasfiye edilen şirketin kanuni temsilcileri olacağı için tahsilat daha da kolaylaşacak." dedi.

Meclis TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yarın Gelir Vergisi Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören kanun tasarısı görüşülecek. Çalışmaların tamamlandığı tasarıdan bazı maddeler çıkarılırken yeni maddeler de eklendi. Komisyon, Başbakanlık merkez teşkilatına yapılan motorlu taşıt teslimi ve kiralanmasının; KDV, ÖTV ve Gümrük Vergisi dahil her türlü vergi, resim, harç ve ücretlerden istisna olmasını düzenleyen maddeyi tasarıdan çıkardı. Tasarıya yeni eklenen maddelere göre, ürün senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar, 31 Aralık 2013’e kadar Gelir ve Kurumlar Vergisi’nden muaf tutulacak.

ÖĞRENCİ YURTLARINA KDV İSTİSNASI

Gelir Vergisi Kanunu’nda değişiklik öngören tasarıya göre işveren tarafından işçiye ödenen işe başlatmama tazminatları, Damga Vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulamayacak. Öğrenci yurtlarına, bedelsiz verdikleri hizmetlerinde ilgili dönemdeki kapasitelerinin yüzde 10’unu geçmemek üzere KDV istisnası tanınacak.

İşçi ve memurlar, maaştan 76 milyar TL vergi ödedi

İşçi ve memurlar, son 5 yıllık dönemde maaşları üzerinden 76 milyar 537 milyon lira Gelir Vergisi ödedi. Gelir İdaresi Başkanlığı verilerinden yapılan hesaplamalara göre, 2004-2008 döneminde işçi ve memur, maaşlarının önemli bölümünü stopaj yoluyla daha almadan Gelir Vergisi olarak devlete verdi. 2004 yılında işçi ve memurlardan 9 milyar 451 milyon 555 bin 7 lira, 2005 yılında 12 milyar 650 milyon 588 bin 762 lira, 2006 yılında 15 milyar 502 milyon 97 bin 463 lira, 2007 yılında da 18 milyar 991 milyon 154 bin 110 lira Gelir Vergisi alındı. Bu rakam 2008 yılında ise 19 milyar 942 milyon 221 bin 20 lira olarak belirlendi. Böylece 5 yıllık süreçte çalışanlardan stopaj yoluyla kesilen Gelir Vergisi tutarı 76 milyar 537 milyon 616 bin 372 lirayı buldu. 2004 yılında Türkiye genelinde topla
nan Gelir Vergisi’nin yüzde 48’i, 2005 yılında yüzde 55,44’ü, 2006 yılında yüzde 48,86’sı, 2007 yılında da yüzde 49,9’u ücretlilerin maaşlarından stopaj yoluyla alındı. 2008’de ise çalışanlar, vergi gelirlerinin yüzde 44,88’ini tek başlarına karşıladı.

Zaman Gazetesi

CEVAP VER